DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/03/2019 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında bir şirket kurmak amacıyla ön sözleşme imzalandığını, bu sözleşmede tarafların koyacakları sermaye ve pay durumunun belirlendiğini, davalının %90, davacının da %10 pay sahibi olmasına karar verildiğini, davacının üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalının ise yerine getirmediğini, başta sermaye taahhüdü olmak üzere gereken yatırımları yapmadığını ve haksız şekilde fesih bildiriminde bulunduğunu, taraflar arasındaki 19/08/2013 tarihli ön sözleşmenin "adi ortaklık" niteliğinde olduğunu, adi ortaklığın fesih bildirimi ile sona ermeyeceğini,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2018/451 KARAR NO : 2019/472 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/10/2017 NUMARASI : 2016/728 E - 2017/720 K DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/03/2019 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında bir şirket kurmak amacıyla ön sözleşme imzalandığını, bu sözleşmede tarafların koyacakları sermaye ve pay durumunun belirlendiğini, davalının %90, davacının da %10 pay sahibi olmasına karar verildiğini, davacının üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalının ise yerine getirmediğini, başta sermaye taahhüdü olmak üzere gereken yatırımları yapmadığını ve haksız şekilde fesih bildiriminde bulunduğunu, taraflar arasındaki 19/08/2013 tarihli ön sözleşmenin "adi ortaklık" niteliğinde olduğunu, adi ortaklığın fesih bildirimi ile sona ermeyeceğini, TBK'nun 639/1. maddesi hükmüne göre feshin ancak bir mahkeme kararıyla olanaklı olacağını, ön sözleşmenin ve adi ortaklığın haksız feshinden doğan davacı zararlarının giderilmesi gerektiğini, müşteri portföy tazminatı isteminin de karşılanması gerektiğini, zararın hesaplanmasında bir zorluk ortaya çıkması halinde TBK'nın 50. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun bir tutara hükmedileceğini belirterek adi ortaklığın fesih ile tasfiyesine, tasfiye memuru belirlenerek ve yapılacak tasfiye işleminin sonucundaki bilançoya göre tarafların hak ve yükümlülükleri saptanarak tasfiyenin sonlandırılmasına, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere mahrum kalınan 15.000 USD kar kaybı, 2.000 USD müşteri portföy tazminatı, 8.000 USD davacının %25 payına karşılık olmak üzere toplam 25.000 USD tutarındaki maddi tazminatın yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında bağıtlanan 19/08/2013 tarihli mutabakat metninde tarafların serbest iradeleri ile kabul edilmiş geçerli bir tahkim maddesi bulunduğundan uyuşmazlığın çözümünde mahkemenin yetkili olmadığını belirterek tahkim ilk itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da mutabakat metninin ön sözleşme olmayıp bağlayıcılığı bulunmayan niyet mektubu olduğunu, TBK'nın 29. maddesindeki unsurları içermediğinden ön sözleşme olarak nitelendirilemeyeceğini, adi ortaklık hükümlerinin uygulanamayacağını, sözleşme uyarınca elde edilmesi gereken % 25 bedel, kar mahrumiyeti ve müşteri portföyü tazminatı taleplerinin kabul edilemeyeceğini belirterek tahkim itirazı uyarınca davanın öncelikle usulden reddine, mahkemenin aksi görüşte olması halinde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.İlk derece mahkemesince 19/08/2013 tarihli "Mutabakat Metni" başlıklı sözleşme değerlendirilmiş, sözleşmenin 5....