"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı; 30.09.2009 tarihinde davalı banka ile Konut Destek Kredisi Sözleşmesi imzaladığını, dosya masrafı ve komisyon bedeli adı altında yapılan 2.323,26 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tarafına iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı; davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacının rıza ve muvafakatiyle davacı Banka ile yaptığı hukuken geçerli bir tüketici kredisi sözleşmesinin hükümlerinin yerine getirilip sözleşmenin sona ermesinden çok sonra, ortadan kalkan sözleşmeye dayanarak işlem masraflarının iadesinin istenmesinin hakkın kötüye kullanılması anlamına...
13. Hukuk Dairesi 2014/30174 E. , 2014/25810 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı; 30.09.2009 tarihinde davalı banka ile Konut Destek Kredisi Sözleşmesi imzaladığını, dosya masrafı ve komisyon bedeli adı altında yapılan 2.323,26 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tarafına iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı; davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacının rıza ve muvafakatiyle davacı Banka ile yaptığı hukuken geçerli bir tüketici kredisi sözleşmesinin hükümlerinin yerine getirilip sözleşmenin sona ermesinden çok sonra, ortadan kalkan sözleşmeye dayanarak işlem masraflarının iadesinin istenmesinin hakkın kötüye kullanılması anlamına geleceği kanısına varılarak T.M.Y.'nın 2 ve 4. maddeleri uyarınca davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Standart sözleşmeler, içeriğini kısmen veya tamamen genel işlem koşullarının oluşturduğu, tarafların karşılıklı müzakereleri sonucu değil, aksine, taraflardan biri veya üçüncü kişi tarafından önceden hazırlanmış hükümlerin kullanıldığı sözleşme tipi olarak tanımlanmakta olup, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4822 Sayılı Kanunla değişik 6. maddesi ile, Avrupa Konseyinin 05.04.1993 tarihli, 1993/13/AET Yönergesinde ve bu yönergeyi iç hukuklarına aktaran Avrupa Birliği ülkelerinde, standart sözleşmelerde yer alan hükümlerin ve özellikle bu sözleşmelerin içeriğini oluşturan genel işlem koşullarının, haksız şart olduğuna ilişkin bir karine öngörülmüştür. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 6.maddesinin üçüncü fıkrasına göre, Bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez hükmü yer almaktadır. Yine 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4822 Sayılı Kanunla değişik 6. maddesi ile sözleşmelerdeki haksız şart kurumu düzenlenmiş ve satıcı ve sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşullarının haksız şart olup, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı olmadığı belirtilerek, satıcı veya sağlayıcının, bir standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükünün ise ona ait ...