"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ÇANAKKALE 1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/10/2013 NUMARASI : 2011/519-2013/273 Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının noterde yapılan araç satış sözleşmesi ile araç satın aldığını, daha sonra satan kişinin araç ve ruhsat sahibi olmadığının anlaşıldığını, aracın gerçek malikine verildiğini, aracın gerçek malikinin 1978 doğumlu olduğunu, sahte nüfus cüzdanı ile işlem yapan kişinin daha yaşlı olduğunu, özen gösterilmediğini belirterek, 29.342.00 TL'nin olay tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini...
3. Hukuk Dairesi 2014/4514 E. , 2014/11763 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ÇANAKKALE 1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/10/2013 NUMARASI : 2011/519-2013/273 Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının noterde yapılan araç satış sözleşmesi ile araç satın aldığını, daha sonra satan kişinin araç ve ruhsat sahibi olmadığının anlaşıldığını, aracın gerçek malikine verildiğini, aracın gerçek malikinin 1978 doğumlu olduğunu, sahte nüfus cüzdanı ile işlem yapan kişinin daha yaşlı olduğunu, özen gösterilmediğini belirterek, 29.342.00 TL'nin olay tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. Mahkemece; illiyet bağının kesildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Noterlik Yasasının 162.maddesi uyarınca; noterlerin zarardan sorumlu tutulabilmeleri için kusurlu olmalarının gerekmediği tartışmasızdır. Diğer bir anlatımla, tüm kusursuz sorumluluk hallerinde olduğu üzere, zarar gören, davalının kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Kusursuz sorumluluğun, kusurlu sorumluluktan tek farkı bu noktada toplanmaktadır. Bu bağlamda, zarar gören kusurlu sorumlulukta olduğu üzere zararını, zararla eylem arasındaki uygun illiyet bağını kanıtlamak zorundadır. Kusursuz sorumluluğun tüm hallerinde, uygun illiyet bağının zarar görenin veya 3.kişinin ağır kusuru ile beklenmeyen bir halin varlığı durumunda kesileceği, teoride ve yargısal kararlarda kabul edilmiş bulunmaktadır. Aksi halde, risk veya şart nazariyesi öne çıkacak ve zararın varolduğu her halde, kusursuz sorumlu olanın sorumluluğu yoluna gidilecektir ki, böyle bir sonuç hukukumuzda kabul edilmemiştir. Ancak resmi işlem yapma görevini üstlenmiş ve teknolojinin gelişmesi ile kimlik paylaşım sistemi gibi kolaylıklara kavuşmuş olan davalının daha fazla bilgi ve tecrübeye sahip olması nedeni ile daha üst düzeyde dikkat ve özen görevi bulunmaktadır. Somut olayda; İstanbul 'da kiralanan .... plakalı bir aracın aracı kullanmak üzere kiralayan kişinin aracılık etmesi ile ve kimliği belirlenemeyen bir kişinin gerçek malikmiş gibi davranması sonucu Çanakkale'de davacıya noter sözleşmesi ile satıldığı, araca ..... plakası takıldığı, aracı kiralayan ve satışına aracılık eden şahsın Ağır Ceza Mahkemesinde sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan yargılanarak ceza aldığı, kararın henüz kesinleşmediği, temyiz incelemesinde bulunduğu, notere aracın maliki imiş gibi gelen ve sahte nüfus cüzdanı ibraz ederek satışın yapılmasını sağlayan kişinin kimlik bilgilerine ulaşılamadığı, halen arandığı, ibraz ettiği nüfus cüzdanının aslı ele geçmediğinden aldatma yeteneği konusunun da aydınlatılamadığı, davacının ise yar...