Taraflar arasındaki tazminat davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği mahkememiz üye hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili; davalının davacı şirket bünyesinde portföy yöneticisi olarak çalışmakta iken 4857 sayılı Kanun'un 17.maddesi kapsamında 08/09/2011 tarihinde şirketten ilişiğinin kesildiğini, davalının çalıştığı sürede yüksek fon değerleri olan müşterilerle çalıştığını, onların bireysel emeklilik sözleşmelerine...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18.HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI ESAS NO : 2017/2348 KARAR NO : 2019/759 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/04/2017 NUMARASI : 2014/1407 Esas, 2017/586 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 12/04/2019 Taraflar arasındaki tazminat davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği mahkememiz üye hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili; davalının davacı şirket bünyesinde portföy yöneticisi olarak çalışmakta iken 4857 sayılı Kanun'un 17.maddesi kapsamında 08/09/2011 tarihinde şirketten ilişiğinin kesildiğini, davalının çalıştığı sürede yüksek fon değerleri olan müşterilerle çalıştığını, onların bireysel emeklilik sözleşmelerine aracılık ettiğini, müşterilerin kimlik bilgileri, adresleri, ticari sır niteliğinde olan her türlü bilgiye sahip olduğunu, rekabet yasağı ticari sırların saklanması hakkında anlaşmanın 5.maddesi kapsamında aracının hizmet verdiği davacı kurum müşterilerinden %10 kadarının rakip şirketlerden herhangi birine geçmiş olması sözleşmenin ihlali anlamı taşıyacağından, davalının davacı kurum müşterilerinin birikim tutarının %50'si oranında cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğinden toplam fon değeri 2.847.759TL olup, bireysel emeklilik sözleşmelerinden toplam fon değeri 350.556,71TL olan 14 adet bireysel emeklilik sözleşmesinin başka bir şirkete transfer edildiği tespit edildiğinden şimdilik 7.500TL cezai şartın hukuka aykırılığın tespit edildiği tarihten itibaren işlemiş avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili; rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin davalıya zorla imzalatıldığını, 3.kişilerin yaptıkları işlemlerden sorumlu olmamak kaydıyla şerh konularak imzalandığını, davalının şirketten ayrıldıktan sonra kendi iş yerini açtığını, başka şirketin işçisi durumunda olmadığını, TTK m. 445 ve BK m. 349'da rekabet yasağı şartlarına hakkaniyet ve diğer kısıtlamalar getirildiğini, protokole aykırı davranışın davacı tarafından ispatı gerektiğini, bu konuda delil bulunmadığını, kısmi dava yada belirsiz alacak davası açılamayacağını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamı doğrultusunda ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş olup, davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalının iş akdinin sona ermesi akabinde .... A.Ş'ye bazı müşterilerin devredildiği, davalı tarafın aracılığı i...