Yatırım dönemlerinde (bir fabrikanın temelden kuruluşu -komple yeni yatırım- olabileceği gibi hâli hazırda üretim yapan bir işletmede yeni bir ürün grubu için yeni bir üretim parkının tesise alınması –ürün çeşitlendirme yatırımları- veya mevcut üretim kapasitesini arttırmaya yönelik tevsi yatırımlarda, modernizasyon yatırımlarında..v.b.); yatırımın proje safhasından hayata geçirilmesine, deneme üretimleri yapılmasına kadar yapılan harcamaların, yatırımın işletilmeye başlanması dönemi ile üretilen yeni mamullerin tanıtımı, reklamı, tutundurulması mahiyetindeki harcamaların işletmeye sadece tek bir hesap döneminde fayda sağlayıp tüketilmediği bir gerçektir. İşletmecilik ilkeleri, muhasebe ilke ve kavramları ile iktisadi ve ticari hayatın olağan akışı ve gerçekleri dikkate alındığında bu harcamalardan elde edilen faydaların işletmede uzun dönemler boyunca karşılığı oluşacaktır. Doğal olarak bu harcamaların aslında aktifleştirilmesi gerekir kanaatindeyiz. Ancak mevcut vergi kanunlarına göre bu harcamaların (doğrudan sabit kıymet alımları ile ilişkilendirilemeyen genel gider mahiyetindeki harcamalar ile deneme üretimi giderlerinin) doğrudan gider yazılması gerekliliği söz konusu olabilmektedir. Bu ise işletmelerin mali tablolarının, brüt satış kârlılıklarının, tam kapasiteye geçene kadar oluşacak birim üretim maliyetlerinin gerçeğe aykırı şekilde oluşması ve bu şekilde beyan edilmesi gibi durumlara yol açabilmektedir. Yazımızda bu minvaldeki harcamaların 262-Kuruluş ve Örgütlenme Giderleri Hesabında aktifleştirilmesi gerektiğine dair görüşlerimize yer verilecek ve buna bağlı olarak Vergi Usul Kanunu'nun değerleme hükümlerinde yapılmasının faydalı olacağını düşündüğümüz değişikliklere dair düşüncelerimiz ifade edilmeye çalışılacaktır.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.