DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 06/03/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili şirketin ortakları ..........ve .............. olup paylarının %50'şer oranında olduğunu ve ortakların münferiden atacakları imza ile şirketi temsil ve ilzam yetkilerinin bulunduğunu, şirket ortaklarından ..... tarafından davalıya verilen 01/01/2016 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak müvekkili şirket hakkında icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin davalıyla herhangi bir ilişkisi bulunmayıp müvekkiline verdiği herhangi bir mal ve nakit olmadığını, ...... diğer hissedar ..... haksız kazanç elde etmek amacıyla bu senedi sahte...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2019/356 Esas KARAR NO : 2019/477 MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2018/884 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 06/03/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili şirketin ortakları ..........ve .............. olup paylarının %50'şer oranında olduğunu ve ortakların münferiden atacakları imza ile şirketi temsil ve ilzam yetkilerinin bulunduğunu, şirket ortaklarından ..... tarafından davalıya verilen 01/01/2016 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak müvekkili şirket hakkında icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin davalıyla herhangi bir ilişkisi bulunmayıp müvekkiline verdiği herhangi bir mal ve nakit olmadığını, ...... diğer hissedar ..... haksız kazanç elde etmek amacıyla bu senedi sahte olarak düzenlediğinin anlaşıldığını, icra tehdidi ve baskısı altında davalıya yapılan görüşmeler ve protokol çerçevesinde 80.000 TL nakit ödeme yapıldığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, ayrıca 80.000 TL'nin istirdadı ile teminatsız olarak icranın durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının düzenleyip imzaladığı senetten tam sorumlu olduğunu, iddialarını yazılı olarak ispatlaması gerektiğini, davacı tarafından sunulan protokolün mahkemeyi yanıltmak için kendileri tarafından hazırlandığını, protokolde müvekkilinin ya da o gün ki vekilinin imzasının olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, 24/09/2018 tarihli tensip zaptının 4/b maddesi ile icra veznesine yatacak paranın %15 teminat mukabilinde alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmiş, yine mahkemece 05/11/2018 tarihli ara karar ile davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin 16/11/2018 havale tarihli dilekçesi ile süresinde teminat mektubunu icra dosyasına sunmadıkları, bu nedenle yeniden ihtiyati tedbir kararı verilmesini istediği, mahkemece 16/11/2018 tarihinde aynı şekilde %15 teminat karşılığında icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmemesine dair tedbir kararı verilmiştir. Davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiği, bunun üzerine mahkemece 10/01/2019 tarihinde ihtiyati tedbire itirazın kabulüne, sunulan belgeler dikkate alındığında yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği , yine davanın esasını kapsar nitelikte tedbir kararı verilemeyeceği gerekçeleriyle ihtiyati tedbire itirazın kabulü ile 16/11/2018 tarihli tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf sebebi olarak; dava dilekçesindeki iddialarını tekrar etmiş, ayrıca 16/11/2...