Bilindiği üzere katma değer vergisi ülkemizde hem vergisel boyutu hem de ekonomik hayata sıkı sıkıya entegre oluşu açısından oldukça önemli bir konum arz etmektedir. Öyle ki 2017 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu'nda ilgili yıl vergi gelirleri içerisindeki payının (185.597.512.000 TL 1 / 564.746.658.000 TL=) %33 dolaylarında olacağı öngörülmektedir. Ayrıca katma değer vergisinin gerek tevkifat/beyan ve tahsil edilme sıklığı, gerek de neredeyse tüm mal teslimi ve hizmet ifalarında karşılaşılan bir vergi türü olduğu düşünüldüğünde KDV'nin vergi mevzuatımızdaki yeri daha net anlaşılmaktadır. Böylesine büyük önemi haiz bir vergi türünün kuşkusuz iade mekanizması da aynı derecede önem taşımaktadır. Zira katma değer vergisi iadelerinin 2017 yılında yapılması öngörülen toplam vergi iadeleri içerisindeki payı (44.809.636.000 TL 2 / 53.661.464.000 TL=) %84'e tekabül etmektedir. Bu düşünceden hareketle 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun uygulamasında sıklıkla karşılaştığımız haksız iadeye neden olabilecek hususlara çalışmamızda yer vermek istedik. Söz konusu hususların katma değer vergisi reformu çalışmalarında göz önünde bulundurulması önemli tutarda haksız iadenin önüne geçebilecektir.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.