193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nda ücretin tanımı çok geniş ve kapsamlı olarak yapılmış ve işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil edilebilen tüm menfaatler ücret olarak değerlendirilmiştir. Uygulamada hangi ödemelerin ücret olarak vergiye tabi tutulacağı ve hangi ödemelerin vergiden istisna edilmesi gerektiği konusunda zaman zaman tereddütler yaşanmaktadır. İşte hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra; karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımların vergiye tabi olup olmadığı konusu da bu kapsamda çalışanlarla Vergi İdaresi arasında uzun yıllar ihtilaf yaratan bir konu olmuş, ancak 7103 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeyle bu sorun ortadan kaldırılmıştır. 7162 sayılı Kanun ile Ocak/2019'da yapılan düzenlemeyle ise 27/3/2018 tarihinden önce yapılan ödemeler üzerinden kesilen verginin iadesi yolu açılmış ve İdare ile kişiler arasındaki yargıya taşınan ihtilaflar tamamen ortadan kaldırılmıştır. Gelir İdaresi tarafından ise 15/3/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 306 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen ek tazminatlar üzerinden kesilen gelir vergisinin iadesine yönelik açıklamalar yapılmıştır.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.