İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, taraflarınca tahkim kararı doğrultusunda hükmedilen 1.000.000,00-USD cezai şartın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, işbu dosyada yapılan işlemlerde borçlunun malvarlıklarını kaçırdığını, alacaklarını temlik ettiğini, halen oturduğu evi 3. şahsa devrettiğini, kendisinin kurduğu ve yönettiği şirket olan ... Tic. A.Ş. adlı şirkette gerçekte tek hissedarı olmasına rağmen, ortak gözükmediği resmi kayıtlarda genel müdür gözüktüğü ancak şirketin hissedarlığının hamiline yazılı belgeye bağlandığını ve bu durumun gizlendiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, mezkür dosyada halen tahsilat sağlanamadığını, hileli şekilde malvarlığını kaçırdığını, davalının devam eden...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/275 Esas KARAR NO : 2019/350 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2018/556 Esas TARİH : 14/12/2018 (Ara Karar) DAVA : İtirazın İptali - İhtiyati Haciz Talebi. KARAR TARİHİ: 06/03/2019 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, taraflarınca tahkim kararı doğrultusunda hükmedilen 1.000.000,00-USD cezai şartın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, işbu dosyada yapılan işlemlerde borçlunun malvarlıklarını kaçırdığını, alacaklarını temlik ettiğini, halen oturduğu evi 3. şahsa devrettiğini, kendisinin kurduğu ve yönettiği şirket olan ... Tic. A.Ş. adlı şirkette gerçekte tek hissedarı olmasına rağmen, ortak gözükmediği resmi kayıtlarda genel müdür gözüktüğü ancak şirketin hissedarlığının hamiline yazılı belgeye bağlandığını ve bu durumun gizlendiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, mezkür dosyada halen tahsilat sağlanamadığını, hileli şekilde malvarlığını kaçırdığını, davalının devam eden süreçte mal kaçırmasının kesin olduğunu, malların kaçırılması halinde haklı olarak alacaklarının tahsilinin imkansız hale geleceğini, bu nedenlerle davalı üzerinde kayıtlı gayrimenkul ve araçlarının üzerine üçünü şahıslara devrini önlemek adına teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesi 04/06/2018 tarihli ara kararı ile, HMK. 389. maddesinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği düzenlemesi mevcut olup, talep yargılamayı gerektirdiğinden ve davalının malvarlığı doğrudan dava konusu olmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili 09/07/2018 tarihli dilekçesi ile, her ne kadar dava dilekçesi ile talep ettikleri ihtiyati tedbir talepleri reddedilmiş ise de davalının üzerine kayıtlı gayrimenkulleri sattığı bilgisi edinildiğinden bu sefer davalının takip borçlusunun mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasını, dava konusu alacağın kesinleşmiş özel hakem kurulu kararına dayandığını, icra takibine konu edilen alacağın taraflar arasında düzenlenen 03/04/2015 tarihli protokolde hüküm altına alındığını, davaya dayanak 03/04/2015 tarihli protokolün 6. maddesinin b bendinde davalının müvekkili şirkete olan borçlarını ikrar ve kabul ettiğini, açk ve net bir şekilde ödeme taahhüdünde bulunduğunu, bu itibarla İİK 259/2 uyarınca öncelikle ihtiyati haciz taleplerinin teminatsız olarak verilmesine, eğer sayın mahkeme aksi kanaatte ise de uygun teminat mukabilinde ihtiyati haci...