Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2014/9228 · K. 2014/14471
YargıtayYargıtay 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2014/9228 K. 2014/14471

E. 2014/9228K. 2014/1447125 Eylül 2014
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen davada verilen 11.09.2012 gün ve 2009/331-2012/185 sayılı kararı onayan Dairenin 22.01.2014 gün ve 2012/19112-2014/1353 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin markasının sahibi olduğunu, bu marka ile 2002 yılından bu yana otobüs firmalarına koltuk imalatı yaptığını, davalının markası ile üretilmiş ürünleri soktuğunun tespit edildiğini, 23.12.2009 tarihi itibariyle ürünlerin "fikri ve sınai haklar mevzuatına aykırı olduğu" düşüncesiyle 10 iş günü ile sınırlı olmak üzere gümrük işlemlerinin durdurulmasına karar...

Karar Metni

11. Hukuk Dairesi 2014/9228 E. , 2014/14471 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen davada verilen 11.09.2012 gün ve 2009/331-2012/185 sayılı kararı onayan Dairenin 22.01.2014 gün ve 2012/19112-2014/1353 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin markasının sahibi olduğunu, bu marka ile 2002 yılından bu yana otobüs firmalarına koltuk imalatı yaptığını, davalının markası ile üretilmiş ürünleri soktuğunun tespit edildiğini, 23.12.2009 tarihi itibariyle ürünlerin "fikri ve sınai haklar mevzuatına aykırı olduğu" düşüncesiyle 10 iş günü ile sınırlı olmak üzere gümrük işlemlerinin durdurulmasına karar verilerek el konulduğunu, davalının bu karara müvekkiline ait 2003/02022 sayılı markanın, sayılı karar ile hükümsüz kılındığı gerekçesi ile itiraz ettiğini, oysa sözü geçen kararın henüz kesinleşmediğini, kesinleşmeyen kararın dikkate alınmayacağını, müvekkilin halen " markasının sahibi olduğunu, davalının bu eyleminin 556 sayılı61. maddesi anlamında marka hakkına tecavüz olduğunu ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün önlenmesi, giderilmesi ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirkete ait olan "" markasının davacı şirket tarafından kötü niyetle kendi adına tescil edildiğini öğrendiklerini, bunun üzerine sayılı dosya ile hükümsüzlük davası açtıklarını, adı geçen mahkemece hükümsüzlük kararı verildiğini savunarak, hükümsüz kılınan markaya dayalı olarak açılan davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dava, davacı adına tescilli markaya yönelik tecavüz iddiasına dayalı, markaya tecavüzün önlenmesi, giderilmesi ve hükmün ilanı isteminden ibaret olup, davacı istemlerinin dayanağını oluşturan 2003/02022 sayılı "" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ilişkine verilen kararın kesinleşmesinin beklendiği, kararın 01.06.2012 tarihinde kesinleştiği, bu kararın sonuçları da geçmişe, yani markanın tescil tarihine kadar etkili olarak doğmuş bulunduğu, dolayısıyla davalının dava konusu ürünleri ithal etmesinin davacı markasına tecavüz teşkil ettiğinden de söz edilemeyeceği, gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22.01.2014 tarihli kararı ile onanmıştır. Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. .../... -2- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMKnın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMKnın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yenide...

Benzer Kararlar

YargıtayYargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2014/11448 · K. 2014/14655

25 Eylül 2014

YargıtayYargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2014/9739 · K. 2014/14649

25 Eylül 2014

YargıtayYargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2013/12702 · K. 2014/14617

25 Eylül 2014

YargıtayYargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2014/11666 · K. 2014/14602

25 Eylül 2014

YargıtayYargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2014/9742 · K. 2014/14651

25 Eylül 2014