Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2014/34359 · K. 2014/29784
YargıtayYargıtay 13. Hukuk Dairesi

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2014/34359 K. 2014/29784

E. 2014/34359K. 2014/2978430 Eylül 2014
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) TARİHİ : 17/07/2014 NUMARASI : 2014/579-2014/616 Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı Bankadan konut kredisi kullandığını, kendisinden dosya masrafı ve komisyon adı altında kesinti yapıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 1.850,00 TLnin kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, 17.7.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile de talep miktarını 2.150,00 TLye çıkarmıştır. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece kısa kararda davanın kabulüne, 2150,00 TLnin kesinti tarihinden...

Karar Metni

13. Hukuk Dairesi 2014/34359 E. , 2014/29784 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) TARİHİ : 17/07/2014 NUMARASI : 2014/579-2014/616 Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı Bankadan konut kredisi kullandığını, kendisinden dosya masrafı ve komisyon adı altında kesinti yapıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 1.850,00 TLnin kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, 17.7.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile de talep miktarını 2.150,00 TLye çıkarmıştır. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece kısa kararda davanın kabulüne, 2150,00 TLnin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Bankadan alınarak davacı tarafa verilmesine şeklinde hüküm kurulurken, gerekçeli kararın Hüküm fıkrasında ise, davanın kabulü ile 2.150,00 TLnin kesinti tarihi olan 31.3.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalı Bankadan alınarak davacı tarafa verilmesine şeklinde karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-6100 sayılı HMKnun 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMKnun 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMKnun 298/2. maddesi gereğince de, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün de birbirine uyumlu olması gerekir. Somut olayda mahkemece kısa kararda, hükmedilen alacağa kesinti tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmişse de, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise kesinti tarihi olan 31.3.2014 tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiş olup, 31.3.2014 tarihinin, kısa kararda faiz başlangıcı olarak belirtilen kesinti tarihi değil, dava tarihi olduğu anlaşılmaktadır. Böylece kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmıştır. Bu husus, az yukarda açıklanan kısa kararla gerekçeli kararın birbirine uygun olması gerektiğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırı olup mahkemece, 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas ve 1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsendiği gibi, kısa karar ile bağlı kalınmaksızın, ancak kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki giderilecek şekilde yenid...