"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : SİLİFKE 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/09/2013 NUMARASI : 2013/126-2013/93 Taraflar arasında görülen davada Silifke 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 11/09/2013 tarih ve 2013/126-2013/93 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, tarafların dava dışı anonim şirketin kurucu ortağı olduklarını, müvekkilinin hissesinin % 28 oranında olmasına rağmen şirkete ait vergi borcunun tamamını ödemek zorunda kaldığını, davalı payına düşen kısımdan sorumlu ise de hakkında başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek,...
11. Hukuk Dairesi 2014/8501 E. , 2014/16502 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : SİLİFKE 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/09/2013 NUMARASI : 2013/126-2013/93 Taraflar arasında görülen davada Silifke 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 11/09/2013 tarih ve 2013/126-2013/93 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, tarafların dava dışı anonim şirketin kurucu ortağı olduklarını, müvekkilinin hissesinin % 28 oranında olmasına rağmen şirkete ait vergi borcunun tamamını ödemek zorunda kaldığını, davalı payına düşen kısımdan sorumlu ise de hakkında başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, davalı aleyhine % 40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, öncelikte asıl borçlu şirkete rücu edilmesi gerektiğini, müvekkilinin hissesinin % 72 oranında olmadığını savunarak, davanın reddini ve davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin vergi borcuna istinaden temsilcisi olan davacının hesabından 22.05.2008 tarihinde 21.485 TL çekildiği, davalının hissesine 7.161,66 TL düştüğü, Vergi Dairesi'nin doğrudan davacının hesabından tahsilat yapmasının şirketin aciz halinde olduğuna karine olduğu, bu nedenle davacının doğrudan davalıya karşı takip yapmasının mümkün bulunduğu, alacağın likit kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile 7.161,66 TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağı takip tarihinden itibaren faiz işletilmesine, % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacı tarafından ödenen dava dışı şirketin vergi borçlarının, kamu alacağının sorumlusu bulunan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Tüzel kişi mükelleflerin kamu alacaklarından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden, kanuni temsilcileri sorumlu tutulmuştur. Ancak vergi borcunun temsilciden istenebilmesi için öncelikle temsil edilen tüzel kişiden talep edilmesi ve bu tüzel kişinin ödeme kabiliyetinin olmadığını gösteren aciz vesikasının düzenlenmiş olması gereklidir (6183 SK. m.75). Kanuni temsilcilerin kim olduğu konusu ise tüzel kişinin türüne göre değişmektedir. Anonim şirketler ve kooperatiflerde kanuni temsilciler yönetim kurulu başkan ve üyeleri iken limited şirketlerde şirketin müdürü, kolektif şirketlerde ise ortakların her birisidir. Limited şirketlerde kanuni temsilciler şirket müdürleri ise de getirilen bir düzenleme ile kanuni temsilciye ilaveten ortaklar da kamu borcundan sorumlu tutulmuştur. ...