Kanunî ve iş merkezi yurt dışında bulunan dar mükellefiyete tâbi kurumlar tarafından Türkiye'de elde edilen ticarî kazançlar söz konusu olduğunda uygulamada en çok "işyeri" müessesesi akla gelmektedir. Ancak, dar mükellefiyet rejiminde ticarî kazançlar Türkiye'de bulundurulan daimi temsilci vasıtası ile de elde edilebilmektedir. Dar mükellefiyet rejiminde daimi temsilcilik müessesesi yeterince işletilemediği için uygulamada bu müessese sınırlı olarak uygulanmaktadır. Daimi temsilcilik müessesesi daha çok menkul kıymet alım satımı gibi aracılık faaliyetlerinin icrasında kullanılan bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. Daimi temsilcilik müessesesi bağlamında uygulamada ortaya çıkan sorunlardan bir tanesi de kanunî ve iş merkezi yurt dışında bulunan yabancı bir kurum tarafından görevlendirilen ve Türkiye'de bulundurulan daimi temsilcilerin kurumun Türkiye'de tutmak zorunda oldukları defterleri yabancı bir ülkede tutmasının mümkün olup olmadığıdır. Mükellefler açısından Aralık dönemi dönem sonu işlemlerini kapsadığı için bu makalemizde uygulamada karşılaşılan bu sorun analiz edilecektir. Bu makalemiz aynı zamanda dar mükellefiyet rejiminde daimi temsilcilik müessesesinin temel hukukî çerçevesini çizmesi bakımından da önemlidir.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.