Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2014/9232 · K. 2014/13229
YargıtayYargıtay 19. Hukuk Dairesi

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E. 2014/9232 K. 2014/13229

E. 2014/9232K. 2014/1322910 Eylül 2014
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bodrum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 12/02/2014 NUMARASI : 2013/363-2014/51 Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili hakkında müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kredi alacağının tahsili için sözleşmeye dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibinin dayanağı olan sözleşmenin dosyaya ibraz edilmediğini, müvekkilinin kefalet limitini gösterir bir belge bulunmadığını, müvekkiline kat ihtarı tebliğ edilmediğinden temerrüdünün söz konusu olmadığını, yeni Borçlar Kanunu hükümlerine göre müvekkilinin kefaletinin geçersiz olduğunu ileri sürerek müvekkili hakkında başlatılan takipte...

Karar Metni

19. Hukuk Dairesi 2014/9232 E. , 2014/13229 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bodrum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 12/02/2014 NUMARASI : 2013/363-2014/51 Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili hakkında müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kredi alacağının tahsili için sözleşmeye dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibinin dayanağı olan sözleşmenin dosyaya ibraz edilmediğini, müvekkilinin kefalet limitini gösterir bir belge bulunmadığını, müvekkiline kat ihtarı tebliğ edilmediğinden temerrüdünün söz konusu olmadığını, yeni Borçlar Kanunu hükümlerine göre müvekkilinin kefaletinin geçersiz olduğunu ileri sürerek müvekkili hakkında başlatılan takipte müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığının ya da talep edildiği kadar borcu bulunmadığının tespitine, en yüksek oranda kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu icra takibinden doğan kredi alacağının dayanağının davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla asıl borçlusu A. Ö. olan 28.08.2006 tarihli Akbank ile imzalanan genel kredi taahhütnamesi olduğunu, bu alacağın müvekkili tarafından adı geçen bankadan temlik alındığını, davacıya kat ihtarnamesinin tebliğ edilmemiş olmasının alacağın muaccel hale gelmesi için aranmadığını, bu bağlamda hesabın kat edilmesinin yeterli olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı tarafın dava dışı Y. Restaurant - A. Ö.'e genel kredi taahhütnamesi imzalayarak 100.000,00.-TL bedelle kefil olduğu, kefilin, her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azamî miktara kadar sorumlu olduğu, taraflar arasında imzalanan genel kredi taahhütnamesine göre borçlu ve kefillerin temerrüde düşmesi için ihtarname keşide edilmediği, bu durumda davacı kefilin icra takibiyle 29/05/2009 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrinde verilen 7 günlük süre de göz önünde bulundurulduğunda 06/06/2009 tarihinde temerrüde düştüğünün kabul edilmesi gerekeceği, davacı taraftan ancak bu tarihten sonra işlemiş faiz talep edilebileceği, davacı tarafın borçlunun borcu olmadığı iddiasının banka kayıtlarına göre yersiz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu takip dosyasında davacı borçlunun temerrüt tarihinin 06/06/2009 olduğu, bu suretle davacı açısından ancak bu tarihten sonra işlemiş faiz istenebileceği ayrıca davacı açısından takip tarihi değil, temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği hususlarının tespitine, davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, İİK'nın 72. maddesi hükmü gereği takipten sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. ...