"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen davada verilen 06/02/2014 tarih ve 2013/84-2014/23 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin donatanına ait gemisi ile müvekkil şirketin sigortaladığı emtiaların 541001 nolu konşimento ile arasında taşınması sırasında taşınan emtiaların hasarlanması nedeniyle sigortalı ödenen 1.740,26 TL'nin rücuen tahsili için yılı takip dosyasında başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafın itirazı nedeniyle icra takibinin durmuş olduğu ileri sürülerek, itirazın iptali ile %40 oranında tazminata karar...
11. Hukuk Dairesi 2014/11008 E. , 2014/13947 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen davada verilen 06/02/2014 tarih ve 2013/84-2014/23 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin donatanına ait gemisi ile müvekkil şirketin sigortaladığı emtiaların 541001 nolu konşimento ile arasında taşınması sırasında taşınan emtiaların hasarlanması nedeniyle sigortalı ödenen 1.740,26 TL'nin rücuen tahsili için yılı takip dosyasında başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafın itirazı nedeniyle icra takibinin durmuş olduğu ileri sürülerek, itirazın iptali ile %40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 15.10.2011 tarih nolu konşimentodaki yetki şartı nedeniyle davaya bakmakla yetkili olduğunu, bu nedenle davanın yetki yönünden reddine karar verilmesini, hasarın yasal süresinde ihbar yapılmadığını, davada gerçek hasmın Tarros olup müvekkilinin acenta sıfatı bulunduğundan ancak asıl davalıya izafeten müvekkiline dava açılabileceğini, doğrudan doğruya acenteye açılan davanın davalı sıfatı yokluğundan reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan inceleme sonunda; dava konusu taşımaya ilişkin konşimentonun 2.6 maddesindeki "bu konşimento kapsamında, doğan her türlü ihtilaf, tarafından karara bağlanacak ve taşıyan başkaca bir veya yabancı mahkemeye başvurmayı seçmedikçe başka hiçbir mahkemenin bu tür davalara ilişkin yargı yetkisi olmayacaktır." yetki şartı ile yetkili yargı yerinin belirlenmiş olduğu, dava konusu emtianın taşınmasından doğan ihtilaflarda yetkili olduğunun belirlendiği, taşıyanın taşıma konusu emtia ile ilgili düzenlenen konşimentoda belirlenen yargı yerinin geçerli olduğu, bu nedenle konşimentodaki gösterilen yargı yeri düzenlemesinin yetki sözleşmesi niteliğinde bulunduğu, HMK'nın 17. maddesi gereğince geçerli olduğu, gerekçesiyle mahkemenin uluslararası yetkisizliği nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı ,davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.