193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa göre, gelir vergisine tabi olan ticaret ve sanat erbabı, kazancın tespit usulü bakımından basit usulde gelir vergisine tabi olanlar ve gerçek usulde gelir vergisine tabi olanlar olarak ikiye ayrılmaktadır. Yedi gelir unsurundan biri olan ticari kazançların vergilendirilmesi kapsamında yer alan basit usulde ticari kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler ve satılan malların alış bedelleri arasındaki olumlu farktır. Bu fark, faaliyetle ilgili olarak alınması ve verilmesi mecburi olan alış ve giderler ve hâsılatlara ilişkin belgelerde yazılı tutarlara göre hesaplanmaktadır. Mükelleflerin basit usulde vergiye tabi tutularak vergilendirilebilmesi için belirlenen genel ve özel şartların topluca taşınması gerekmektedir. Gelir İdaresi Başkanlığınca yayınlanan Kasım/2016 yılı verilerine göre toplam 4.396.105 gelir vergisi mükellefinin; 1.807.640 adedi gayrimenkul sermaye iradından, 760.214 adedi basit usuldeki mükelleflerden, kalan 1.828.251 adedi ise diğer gelir vergisi mükelleflerinden oluşmaktadır. 760.214 adet basit usulde ticari kazanç mükelleflerinin çoğunlukta olduğu ilk altı ilin mükellef sayıları ise şöyledir; ¤ İstanbul 45.642, İzmir 29.337, Antalya 25.549, Hatay 25.515, Manisa 23.404 ve Ankara 23.188. Bu çalışmada, vergilendirilmesi diğer ticari kazanç sahibi mükelleflerine göre büyük farklılık gösteren ve sayı olarak da büyük bir kitleyi ilgilendiren basit usulde ticari kazanç mükelleflerinin genel olarak vergilendirilme esasları ile 2016 yılında elde ettikleri kazançları ne şekilde yıllık beyanname ile beyan edecekleri konusu incelenmiştir.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.