Vergi uygulamalarında, ülkeler arasında çifte vergilendirme mahsup ve istisna yöntemleri kullanılarak önlenmektedir. Türk vergi sistemi, gerek iç hukuk gerekse de imzalanan çoğu Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları (ÇVÖA) ile mahsup yöntemini benimsemiştir. Kurumlar Vergisi Kanunu'nun (KVK) 5/1-b maddesi ise bu genel ilkenin bir istisnasını oluşturmakta, belli şartlarda yurt dışındaki iştiraklerden elde edilen kar payları Kurumlar Vergisinden istisna edilmektedir. Söz konusu şartlar arasında, yurt dışı iştirake en az %10 oranında iştirak edilmesi şartı da bulunmaktadır. Yurt dışında ödenen vergilerin mahsubunu düzenleyen KVK'nın 33. maddesinde ise yurt dışı iştiraklerden elde edilen temettülere isabet eden yurt dışında ödenen vergilerin mahsubu için en az % 25 oranında iştirak şartı aranmaktadır. Bu iki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, iştirak oranına ve diğer 5/1-b şartlarının sağlanıp sağlanmamasına göre bazı durumlarda hem yurt dışı iştirak kazançları istisnası hem de yurt dışında ödenen vergilerin mahsubu işlememekte; başka bir ifadeyle yurt dışı iştiraklerden dağıtılan temettüler çifte vergilendirmeye tabi olabilmektedir.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.