DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ihtiyati tedbir/ihtiyati haciz talebin reddine ilişkin verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin idaresinin tasarruf mevduatı sigorta fonu tarafından görevlendirilen kayyım heyeti tarafından yürütüldüğünü, şirket kayıtlarından, şirketin, davalının sorumluluğundan kaynaklanan toplam 30.006.287,43 TL zararının bulunduğunun anlaşıldığını ve davalıdan bu zararın tahsilinin talep edildiğini, davalı yanın bir kısım taşınmaza sahip olduğu bilgisine ulaşıldığını, ihtiyati tedbir kararı verilmez ise davalıya ait taşınmazların davalı yan tarafından dava dışı üçüncü...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/519 KARAR NO : 2019/452 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/12/2018 ara karar tarihi NUMARASI : 2018/1210 DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ihtiyati tedbir/ihtiyati haciz talebin reddine ilişkin verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin idaresinin tasarruf mevduatı sigorta fonu tarafından görevlendirilen kayyım heyeti tarafından yürütüldüğünü, şirket kayıtlarından, şirketin, davalının sorumluluğundan kaynaklanan toplam 30.006.287,43 TL zararının bulunduğunun anlaşıldığını ve davalıdan bu zararın tahsilinin talep edildiğini, davalı yanın bir kısım taşınmaza sahip olduğu bilgisine ulaşıldığını, ihtiyati tedbir kararı verilmez ise davalıya ait taşınmazların davalı yan tarafından dava dışı üçüncü şahıslara devrinin ihtimal dahilinde olduğunu belirterek, tüm bu sebeplerle ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı şirkete 26.09.2016 tarihinde İstanbul Anadolu 2.Sulh Ceza Hakimliği 2016/4284 D. İş kararı ile TMSF yetkilileri kayyım olarak atandığını, 01/10/2016 tarihinde zarara ilişkin ön tespit yapıldığını, 01/10/2016 tarihinden itibaren dava tarihi olan 26/10/2018 tarihine kadar da zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava dilekçesi netice ve talep kısmında, talep edilen alacağın 01/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmesi talep edildiğini, demek ki zararın bu tarihte oluştuğunun kabul edildiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan tutanağa el yazısı ile 07/11/2017 tarihi yazıldığını, işbu adi yazılı tutanak ve el yazısı tarihinin, tutanağın zamanaşımı süresinin dolmasının önüne geçmek adına sonradan düzenlenip imzalandığını gösterdiğini, davacının zararların tespitini noter huzurunda veya mahkemece delil tespiti yoluyla da yapabileceğini, bu sebeple kötüniyetli olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde yer alan taleplerine ilişkin vakıaların açık özetlerini sunması ve dayandıkları vakıaları somutlaştırması gerektiğini, müvekkili ile birlikte şirkette görevli tüm üst düzey yöneticilerin, mali işler ve finans birimindeki yetkililerin gözaltına alınıp, tutuklandığını, 16.08.2016 tarihi ile 26.09.2016 tarihleri arasında şirkette yetkili hiç kimse bulunmadığını, davacının 23.279,87 TL tutarındaki kasa hesabında görünen bedelin fiziki olarak mevcut olmadığı iddiası ve bu iddia açısından da müvekkili sorumlu tutmasının kabul edilebilir olmadığını, tüm üst düzey yetkililerin cezaevinde bulunduğu ve kayyımların atanmadığı bu 40 günlük süreçte müvekkilinin bilgisi olmadan şirket içinde kayda alınmayan ...