Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ortak olmak için bir anlaşma yaptığını, bu anlaşmaya istinaden bir kısmı banka yolu ile bir kısmı da elden olmak üzere toplam 130.000 TL davalıya ödemede bulunduğunu, ancak bu ödemeye ve davalıdan alınan teminat senedinde açıkça yazılı olmasına rağmen müvekkiline şirketin %50 oranındaki hissesinin devredilmediğini, ayrıca limited şirket hisse devri için yasada aranan şekil şartının bulunmadığını, dolayısıyla davalının sebepsiz zenginleştiğini, bu alacağın tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2017/1057 KARAR NO : 2018/110 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/09/2017 NUMARASI : 2017/139- 2017/919 E.K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ortak olmak için bir anlaşma yaptığını, bu anlaşmaya istinaden bir kısmı banka yolu ile bir kısmı da elden olmak üzere toplam 130.000 TL davalıya ödemede bulunduğunu, ancak bu ödemeye ve davalıdan alınan teminat senedinde açıkça yazılı olmasına rağmen müvekkiline şirketin %50 oranındaki hissesinin devredilmediğini, ayrıca limited şirket hisse devri için yasada aranan şekil şartının bulunmadığını, dolayısıyla davalının sebepsiz zenginleştiğini, bu alacağın tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında hisse devir sözleşmesinin olmadığını, kaldı ki müvekkili şirketin hisse devir sözleşmesi yapmasının mümkün olmadığını, geçerli bir sözleşmenin bulunmadığının davacının da kabulünde olduğunu, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının ödemelerinin şirket hisse devri için olmayıp müvekkili şirkete olan borcuna yönelik olduğunu, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ İlk derece mahkemesince, davacının davalı şirketin %50 hissesini sözlü hisse devir anlaşması ile aldığı, şirketlerin hisse devirlerinin resmi şekle tabi olduğu, noter huzurunda yapılması gerektiği, şirket hisse devrinin sözlü anlaşma ile devrinin mümkün olmadığı, resmi geçerlik şartının dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın HMK 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; davada davalı şirketin hisselerinin tescilinin talep edilmediğini, geçersiz hisse devir sözleşmesi için ödenen bedelin istendiğini, kabule göre de davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE Davacı, taraflar arasında davalı şirketin %50 hissesinin devri için şifahi anlaşmaya varıldığını, karşılığında bir kısmının banka yoluyla bir kısmının elden o...