DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 07/02/2018 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan toplam 728.307,10 TL mal satışına dair alacağının olduğunu, ancak davalının borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için başlattıkları icra takibine davalının kendisine ödeme emrinin tebliğinden sonra müvekkilinin hesabına 16/02/2017 tarihinde 257.010,17 TL ödeme yaptığını, 17/07/2017 tarihinde ise borcun vadesinin gelmediğinden bahisle borcun tamamına itiraz ettiğini, icra takibinin tamamen durduğunu, bu nedenle 257.010,17 TL'lik ödemeye ilişkin toplam 22.691,66 TL icra vekalet ücreti ve icra masrafını tahsil edemediklerini, ayrıca...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2017/5969 Esas KARAR NO : 2018/159 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2017/745 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 07/02/2018 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan toplam 728.307,10 TL mal satışına dair alacağının olduğunu, ancak davalının borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için başlattıkları icra takibine davalının kendisine ödeme emrinin tebliğinden sonra müvekkilinin hesabına 16/02/2017 tarihinde 257.010,17 TL ödeme yaptığını, 17/07/2017 tarihinde ise borcun vadesinin gelmediğinden bahisle borcun tamamına itiraz ettiğini, icra takibinin tamamen durduğunu, bu nedenle 257.010,17 TL'lik ödemeye ilişkin toplam 22.691,66 TL icra vekalet ücreti ve icra masrafını tahsil edemediklerini, ayrıca müvekkilinin halen ödenmeyen 471.296,93 TL alacaklarının bulunduğunu belirterek toplam 493.988,59 TL üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca bu tutar alacaklarının tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir. Davalı vekili, taraflar arasındaki ilişkinin 30/06/2016 tarihli satım alma sözleşmesine dayandığını, söz konusu sözleşmenin 3.27 maddesine göre müvekkilinin bilgilendirmesi doğrultusunda satış devir hızları arzulanan seviyeye ulaşmayan ürünlerin muhatap tarafından iade alınması gerektiğini, yine aynı sözleşnmenin 3.28 maddesine göre 30 gün süre içinde alınmayan ürünlerin mülkiyetinin müvekkil şirkete geçeceğinin kararlaştırıldığını, davacının taraflar arasında sanki anlaşma yokmuş gibi hareket ettiğini, takibe geçilmesi üzerine müvekkil tarafından 17/02/2017 tarihli ihtarname ile satış devir hızları istenen düzeyde olmayan ve iadeye tabi olan KDV dahil 471.296,93 TL tutarındaki ürünlerin listelenerek müvekkiline ait mağazalarda 30 gün içinde iade alınmasının istendiği, ancak davacının yapılan bu bildirime rağmen ürünleri almadığını, sözleşme uyarınca ürünlerin mülkiyetinin müvekkiline geçtiğini, bu şekildeki birçok dosyanın Yargıtay'dan geçtiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, 22/08/2017 tarihinde dava konusu alacağın itiraz edilmesi nedenyle ihtilaflı olduğu, davacının alacaklı olup olmadığının yargılama neticesinde açıklığa kavuşacağı, ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili, istinaf sebebi olarak dava dilekçesindeki iddiaları tekrar etmiş, ayrıca Yargıtay uygulamasına göre ihtiyati haciz için yaklaşık ispat kuralının yeterli olduğunu, davalının sadece alacağın vadesininin gelmediğinden bahisle itirazda bul...