Gelir Vergisi Kanununda ticari kazanç, her türlü ticari ve sınai faaliyetten elde edilen kazanç olarak tarif edilmiş, ancak ticari kazancın unsurlarına yer verilmemiştir. Ticari kazancın unsurlarına ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmamakla birlikte idare tarafından yapılan alt düzenlemelerde, yargı kararlarında ve öğretide ticari kazancın unsurlarına yer verilmiştir. Bu unsurların en önemlileri; devamlılık, gelir elde etme amacı ve organizasyon unsurudur. Vergilendirme rejimi bakımından elde edilen kazancın ticari kazanç mı, arızi ticari kazanç mı yoksa değer artış kazancı mı olduğu icra edilen faaliyetin devamlılık arz edip etmediğine bağlıdır. İcra edilen faaliyet devamlılık arz etmiyorsa elde edilen kazanç faaliyetin türüne göre değer artış kazancı veya arızi ticari kazanç olacak, ancak icra edilen faaliyet devamlılık arz ediyorsa elde edilen kazanç ticari kazanç olacak ve ticari kazanç hükümlerine göre vergilendirilecektir. Vergilendirme anlamında durum bu şekilde olmakla birlikte vergi kanunlarımızda devamlılığın tanımı yapılmamıştır. Bu durum ise icra edilen faaliyet neticesinde elde edilen kazancın türünün tespitinde ve vergilendirilmesinde bazı tereddütlere sebebiyet vermektedir. Bu tereddütler ise yargı organları tarafından verilen kararlar ve idare tarafından yapılan alt düzenlemelerle giderilmeye çalışılmıştır. Fakat konu ile ilgili net ve objektif kriterlerin bulunmaması mükellefler ile idareyi sık sık karşı karşıya getirmekte ve idare tarafından tesis edilen işlem yargı organlarına taşınabilmektedir. Makalede devamlılık unsuruna ilişkin objektif kriterlerin neler olduğu, elde edilen kazancın tespitinde nelere dikkat edilmesi gerektiği gibi hususlar idarenin görüşleri ve yargı kararları çerçevesinde açıklanmaya çalışılacaktır.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.