DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 20/10/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine bonoya dayalı takip başlattığını, takibe konu bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra dosyasına nakdi teminat olarak yatırdıkları 38.916,54 TL'nin davalı tarafından tahsili halinde bu tutarın davalıdan istirdadına ve davalı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının imza inkarına dayalı olarak icra hukuk mahkemesinde açtığı davanın reddedildiğini, dosyanın Yargıtay'da olduğunu bildirerek davanın...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2021/914 Esas KARAR NO: 2021/1770 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/03/2021 NUMARASI: 2020/384 E., 2021/240 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 20/10/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine bonoya dayalı takip başlattığını, takibe konu bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra dosyasına nakdi teminat olarak yatırdıkları 38.916,54 TL'nin davalı tarafından tahsili halinde bu tutarın davalıdan istirdadına ve davalı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının imza inkarına dayalı olarak icra hukuk mahkemesinde açtığı davanın reddedildiğini, dosyanın Yargıtay'da olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemesince verilen 13/04/2017 tarih 2014/837 Esas - 2017/418 Karar sayılı ilamla toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre; dava konusu senetteki imzanın davacının eli ürünü olmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemizce 02/07/2020 tarihinde verilen 2017/4797 Esas - 2020/1175 Karar sayılı ilamla; "Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Davacı taraf, takip ve dava konusu bonoda keşideci, davalı taraf ise lehtar konumundadır. Davacı, bonodaki keşideci imzasının kendisine ait olmadığını iddia etmiş, davalı taraf ise davanın reddini savunmuştur. Eldeki davadan önce Bursa 8.İcra Hukuk Mahkemesi'nde davacı tarafça açılan davada alınan tek bilirkişi raporunda takip konusu senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğu yönünde görüş bildirildiği, eldeki davanın yargılaması sırasında Adli Tıp kurumundan alınan raporda imzanın kuvvetle muhtemel davacının eli ürünü olmadığı yolunda görüş bildirildiği, daha sonra alınan 25/07/2016 tarihli Polis Kriminal Loboratuvarınca düzenlenen raporda ise, imzanın davacının elinden çıktığının beyanının mümkün görülemediği şeklinde görüş bildirildiği, daha sonra alınan M.Ü Güzel Sanatlar Fakültesi Öğrenim görevlilerince düzenlenen 28/03/2017 tarihli raporda ise, imzanın kuvvetle ihtimal davacının eli ürünü olduğu yolunda görüş bildirildiği görülmüştür. Mahkeme ise bu son rapora itibar etmeyerek Polis Kriminal Loboratuvarı ile Adli Tıp Kurumunca düzenlenen raporları esas alarak davanın kabulüne karar vermiştir. Mahkemenin önceki raporları yeterli görmeyerek yeni bir rapor aldıktan sonra yeterli görmediği rapora dayalı olarak hüküm kurması usul ve yasaya aykırıdır. Öte yandan raporlar bu haliyle birbiriyle çelişir va...