Halka arzlarda asimetrik bilgi sorunsalının çözülmesi ve yatırımcıların korunması bakımından en kilit kamuyu aydınlatma belgesi hiç kuşkusuz ki izahnamedir. Bu kamuyu aydınlatma belgesinin doğru, anlaşılır ve eksiksiz bilgiyi içerecek şekilde yatırımcılara sunulması bilgi asimetrisi sorunsalının çözülmesi bakımından önem arz etmektedir. Bu sunumu sağlamak için gerekli mekanizma ihraççıların izahnamede yer alan bilgilerin yanlış, yanıltıcı ve eksik olmasından kaynaklanacak zararlardan sorumlu olmasıdır. 1992 yılında 3794 sayılı Kanun'la değişen 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nda ilk defa ihraççının sorumluluğu düzenlenmiş olup, bu sorumluluk kusurdan ari, müteselsil ve birincil niteliktedir. 30 Aralık 2012'de yayınlanan 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile ihraççının sorumluluğu gene 2499 sayılı Kanun'daki rejimle eşdeğer bir şekilde belirlenmiştir. 6362 sayılı Kanun'un mehazı niteliği taşıyan 2003/71/EC sayılı İzahname Direktifi'nde, Avrupa Birliği'ne üye ülkelerin kendi iç hukuklarında detaylı düzenleme yapabilmesine ilişkin yetki tanınmış olup, Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Otoritesi (European Securities and Markets Authority) üye ülkelerin iç hukuklarına ilişkin raporunda üye ülkelerin çoğunluğunda ihraççının sorumluluğu, ihmal derecesinde kusura bağlanmasına karşın, birincil ve müteselsil niteliktedir. 6362 sayılı Kanun'da kamuyu aydınlatma belgelerinden ve özel olarak izahnameden kaynaklanan sorumluluk 2499 sayılı Kanun'a nazaran daha detaylı bir şekilde düzenlenmesine karşın, düzenlemeleri içeren 10'uncu ve 32'nci maddelerin birbiriyle çelişen noktalarının olduğu iddia edilebilir.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.