Mükelleflerin vergi ödevlerini çeşitli nedenlerle yerine getirememeleri, vergi idaresinin ve vergi denetim sisteminin yeterince etkin olmaması, hükümetleri mali af uygulamalarına yöneltmektedir. Mali aflar, -özellikle akademik çevrelerden çok ciddi eleştiriler almasına rağmen- gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde mali, siyasi, ekonomik, teknik ve idari nedenlerle sıklıkla başvurulan bir uygulamadır. Kısa vadede afların vergi gelirlerini artırarak devlete gelir sağlaması, vergi idaresinin ve yargının iş yükünü hafifletmesi gibi faydaları bulunmaktadır. Bununla birlikte afların uzun vadede mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunu azaltması, tekrar af çıkması beklentisiyle hareket etmeleri, dürüst mükelleflerin cezalandırılması gibi zararlı sonuçları da söz konusudur. Türkiye'de geçmişten günümüze kadar mali, siyasi, ekonomik, teknik ve idari nedenlerle çok sayıda mali af uygulamasına gidilmiştir. Bu mali af uygulamalarından sonuncusu, 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun ile getirilmiştir. Söz konusu Kanun, -yazımızın da konusunu oluşturan- yurt içi ve yurt dışında bulunan bazı varlıkların milli ekonomiye kazandırılmasına ilişkin hükümler de içermektedir.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.