3065 sayılı KDV Kanununun 9. maddesi ile, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanların vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Maliye Bakanlığına yetki verilmiştir. Maliye Bakanlığı, bu yetki çerçevesinde katma değer vergisine tabi birçok teslim ve hizmeti tevkifat kapsamına almıştır. Böylece vergi potansiyeli yüksek, ancak mükelleflerin idarece takibinin güç ve vergi tarh, tahakkuk ve tahsilat kaybı ve gecikmenin çok olduğu sektörlerde, tevkifat uygulaması getirilerek, vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi amaçlanmaktadır. KDV tevkifat uygulaması ve bu uygulamadan doğan iade taleplerinin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esaslar, daha önce birçok Genel Tebliğde düzenlenmişken, bu uygulamanın tamamı 14.04.2012 tarihinde yayımlanan 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinde toplanmış ve son olarak da 26.04.2014 tarihinde yayımlanan KDV Genel Uygulama Tebliğinde düzenlenmiştir. İade hakkı doğuran işlemlerden kaynaklanan KDV iade talepleri, iade hakkı doğuran işlemin türüne göre farklı usul ve esaslara göre yerine getirilmektedir. Bu kapsamda, tevkifat uygulamasından kaynaklanan KDV iade esasları, KDV Genel Uygulama Tebliğinde diğer işlemlerden ayrı olarak düzenlenmiş ve ayrıca tevkifata tabi bulunan teslim ve hizmetlerin türüne göre de iade esasları farklı belirlenmiştir. Özellikle hizmet tevkifatından kaynaklanan iadeler daha katı kurallara bağlanmış, bu kapsamdaki iade taleplerinin yerine getirilmesinde Yeminli Mali Müşavir tasdik raporu geçerli sayılmamıştır. Ayrıca, tevkifattan doğan iade edilecek tutar, işlemin bünyesine giren vergi değil, tevkif edilen KDV tutarı esas alınarak belirlenmekte ve iade edilecek vergi tutarı, hiçbir şekilde tevkifata tabi tutulan vergiden fazla olamaması gerekir.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.