DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) BAM KARAR TARİHİ : 10/02/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/02/2022 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/12/2021 tarihli 2021/1415 Esas-2021/1092 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkilinin ... Şti. ünvanlı şirketin ortakları olup ilgili şirketi her ortağın eşit bir şekilde sermaye koyması sonucunda kurulduğunu fakat resmi kayıtlarda davalının şirket üzerinde % 55 oranında pay sahibi iken müvekkilinin % 45 oranında pay sahibi olduğunu, bunun sebebinin ise davalının şirket kuruluş aşamasında resmi kurumlarda...
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/161 KARAR NO : 2022/254 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/12/2021 NUMARASI : 2021/1415 Esas-2021/1092 Karar DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) BAM KARAR TARİHİ : 10/02/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/02/2022 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/12/2021 tarihli 2021/1415 Esas-2021/1092 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkilinin ... Şti. ünvanlı şirketin ortakları olup ilgili şirketi her ortağın eşit bir şekilde sermaye koyması sonucunda kurulduğunu fakat resmi kayıtlarda davalının şirket üzerinde % 55 oranında pay sahibi iken müvekkilinin % 45 oranında pay sahibi olduğunu, bunun sebebinin ise davalının şirket kuruluş aşamasında resmi kurumlarda işleyişin kolay olmasını gerekçe göstererek hisse çoğunlunu elde tutmak istemesinden kaynaklandığını, davacının da taraflar arasında önceden var olan samimiyet ve güvene binaen bu durumu kabul ettiğini, ilk başlarda her şey yolunda gider iken şirketin zaman içerisinde büyümesi, mal varlığı elde etmesi ve kar etmesi sonucunda davalının davacıya karşı tutum ve davranışlarının değiştiğini, davalının şirket idare ve işleyişinde davacıyı saf dışı bırakmaya başladığını, davacının onayı ve bilgisi dışında şirket ve davacının menfaatine aykırı davranan davalının, davacının önemli ölçüde zarara uğramasına sebep verdiğini, davalının hisse çoğunluğunun elinde olması ve aynı zamanda şirket müdürü olmasını fırsat bilerek, şirket defter ve resmi belgelerde kötü niyetli işlem yaparak şirketi resmi kayıtlar üzerinde zarar etmiş gibi gösterdiğini, fakat şirketin sene içerisinde yapmış olduğu işlemler ve gelir gider tablosu göz önüne alındığında, bu durumun fiiliyatta pek mümkün olmadığını, ayrıca davalı yanca her sene düzenli olarak yapılması gereken genel kurul toplantılarına davacının çağrılmadığını ve toplantıların davacının yokluğunda usule aykırı bir şekilde yapıldığını, toplantı esnasında alınan kararların da hukuka aykırı bir şekilde Ticaret Siciline tescil ettirildiğini, davacının alınan kararlardan bilgisi ve kararlar hakkında onayının da bulunmadığını, davacı tarafından var olan hususların düzeltilmesi için davalı ile görüşülmeye çalışıldığını ancak uzlaşma çabalarının geri çevrildiğini, bunun üzerine şirket defter ve kayıtlarının incelenmesi için kendilerine teslim edilmesi ve davalının görev ve yetkilerini kötüye kullanmaması yönünde ihtarlar keşide edildiğini ancak karşı tarafça taleplere olumsuz olarak dönüş yapıldığ...