İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya 90.000-USD değerinde halı-kilim satışı yaptığını ve halı-kilimlerin davalıya teslim edildiğini, buna ilişkin sözleşme düzenlendiğini, taraflar arasındaki başka bir ilişkiden dolayı müvekkilinin davalıya bonoya dayalı borcu olduğunu, bu borç mahsup edildikten sonra bakiye 59.000-USD alacağı olduğunu, sözleşmede 58.000-USD ifadesinin sehven yazıldığını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 15/06/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile, itirazın iptali davasını alacak davası...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/511 KARAR NO : 2019/81 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/12/2017 NUMARASI : 2014/1169 E.- 2017/1105 K. DAVA : Alacak( Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/01/2019 İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya 90.000-USD değerinde halı-kilim satışı yaptığını ve halı-kilimlerin davalıya teslim edildiğini, buna ilişkin sözleşme düzenlendiğini, taraflar arasındaki başka bir ilişkiden dolayı müvekkilinin davalıya bonoya dayalı borcu olduğunu, bu borç mahsup edildikten sonra bakiye 59.000-USD alacağı olduğunu, sözleşmede 58.000-USD ifadesinin sehven yazıldığını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 15/06/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile, itirazın iptali davasını alacak davası olarak ıslah ettiklerini, müvekkilinin davalıdan olan alacağının esasen 90.000-USD olduğunu, ancak sözleşmede alacağın 59.000-USD olarak belirtilmesi nedeniyle takibin bu tutar üzerinden başlatıldığını, davalı ve kardeşinin müvekkilini altın ithali vaadiyle 31.000-USD masraf adı altında dolandırdıklarını, davalıya teslim edilen halı bedeli olan 90.000-USDnin tümünün ödenmediğini ileri sürerek 90.000-USDnin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, davacı iddialarının gerçek dışı olduğunu, sözleşmedeki imza müvekkiline ait olmadığı gibi müvekkilinin davacıya borcunun olmadığını, aksine müvekkilinin davacıdan alacağının olduğunu ve buna ilişkin icra takibi başlatılmış olduğunu savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı vekili 13/05/2016 tarihli ıslah dilekçesinde, müvekkilinin her ne kadar savcılıkta alınan beyanında fotokopi belge üzerindeki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmiş ise de, malı teslim almadığını ve sözleşmenin taraflar arasında karşılıklı olarak yırtılıp atıldığını, ıslah haklarını kullanmak istediklerini, söz konusu fotokopi belgedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirtmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafça açılan itirazın iptali davasının ıslah edilerek alacak davasına dönüştürüldüğü, davacı tarafın alacak talebinin dayanağının 20/04/2012 tarihli sözleşme olduğu, davalının savcılıkta alınan beyanında fotokopi sözleşme üzerindeki imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiği, dolayısıyla taraflar arasında halı alım satımına ilişkin sözleşmenin kurulduğunun kabul edildiği, yine d...