Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/01/2022 tarihli, 2021/841 esas ve 2022/178 karar sayılı dosyası dairemize gönderilmiş olmakla, yapılan inceleme sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin çiftçilik yaptığını, borçlarını ödeyemez duruma düştüğünü ve vadelerinde kredi taksitlerini ödeyememe halinin baş gösterdiğini, müvekkilinden sadece bankaların alacaklı olduğunu, başkaca alacak gruplarının bulunmadığını, bu sebeple müvekkilin konkordato talebinin zaruriyeti doğduğunu, öngörülen konkordato kararı ile iflastan kurtulabileceğini savunarak konkordato kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; "...Yukarıda yapılan tüm yasal düzenlemeler ve açıklamalar çerçevesinde; ticari dava niteliğindeki davanın Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 07/07/2021 tarih ve 608 sayılı kararı kapsamında kaldığı...
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/530 KARAR NO : 2022/667 KARAR TARİHİ : 07/04/2022 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/01/2022 NUMARASI : 2021/841 Esas ve 2022/178 Karar DAVANIN KONUSU : Konkordato BAM KARAR TARİHİ : 07/04/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/04/2022 Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/01/2022 tarihli, 2021/841 esas ve 2022/178 karar sayılı dosyası dairemize gönderilmiş olmakla, yapılan inceleme sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin çiftçilik yaptığını, borçlarını ödeyemez duruma düştüğünü ve vadelerinde kredi taksitlerini ödeyememe halinin baş gösterdiğini, müvekkilinden sadece bankaların alacaklı olduğunu, başkaca alacak gruplarının bulunmadığını, bu sebeple müvekkilin konkordato talebinin zaruriyeti doğduğunu, öngörülen konkordato kararı ile iflastan kurtulabileceğini savunarak konkordato kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; "...Yukarıda yapılan tüm yasal düzenlemeler ve açıklamalar çerçevesinde; ticari dava niteliğindeki davanın Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 07/07/2021 tarih ve 608 sayılı kararı kapsamında kaldığı uyuşmazlık konusu olmamakla birlikte ilke kararının yürürlüğü tarihinden önce açılmış olan iş bu ticari davada anayasal hak olan doğal hakimlik gereğince uygulanabilmesi için bu belirlemenin kanunla yapılmış olması tek başına yeterli olmadığı, ayrıca sözü edilen belirlemenin, uyuşmazlığın gerçekleşmesinden önce yapılmış olmasının da gerektiği, doğal hâkim ilkesinin bünyesinde, kanuniliğin yanı sıra önceden belirlenmiş olmaya da yer verildiği, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 07/07/2021 tarih ve 608 sayılı kararının taraflar arasındaki uyuşmazlığın gerçekleşmesi tarihinden önce açılmış olan bu ticari davada doğal hakimlik ilkesi gereğince uygulama yeri olmadığı, yine Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun ilgili kararında da açıkça iş bu kararın 01.09.2021 tarihinden itibaren uygulanmasına denilmek suretiyle bu tarihten önce açılmış ticari davaların bu belirleme kapsamı dışında tutulduğu ve ilgili kararda doğal hakimlik ilkesinin gözetildiğinin de açık olduğu, dava açılmasının yargılama hukukuna ilişkin en önemli sonuçlarından birinin davanın açılması anında görevli ve yetkili olan mahkemenin artık sabit hale gelmesi olduğu, bu ilkeye göre sonradan ortaya çıkan değişikliklerin görevi ve yetkiyi etkilemeyeceği, bu çerçevede ortaya çıkan ikinci önemli sonucunda mahkemenin davayı inceleme zorunluluğunun doğması olduğu, nitekim yasa değişikliklerinde dahi ayrı ve açık bir geçiş hükmü yoksa mahkemelerin görevsizlik kararı vererek ellerinde derdest bulunan dosyaları yeni kurulan mahkemeye gönderemeyeceği, yerel mahkemenin kararına dayanak Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararında yargı çevresinin belirlenmesine ilişkin kararın 01/09/2021 tarihinden itibaren ...