Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2010/48 · K. 2010/74
YargıtayYargıtay Ceza Genel Kurulu

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E. 2010/48 K. 2010/74

E. 2010/48K. 2010/746 Nisan 2010
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Ceza Genel Kurulu 2010/6-48 E. , 2010/74 K. "İçtihat Metni" İtirazname : 2008/131572 Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi Mahkemesi : MANİSA Ağır Ceza Günü : 20.03.2008 Sayısı : 455-103 Sanık S.A.’in, katılana karşı işlediği yağma suçundan 5237 sayılı TCY’nın 149/1-c ve 62. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay; yağmaya teşebbüs suçundan ise aynı Yasanın 149/1-c, 35/2 ve 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin, Manisa Ağır Ceza Mahkemesince verilen 20.03.2008 gün ve 455-103 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 05.10.2009 gün ve 17865-12748 sayı ile; “Manisa Ağır Ceza Mahkemesinin 30.09.2002 gün 2002/35-312 esas sayılı kararı ile tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu ve 31.12.2003 tarihinde yerine getirdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında...

Karar Metni

Ceza Genel Kurulu 2010/6-48 E. , 2010/74 K. "İçtihat Metni" İtirazname : 2008/131572 Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi Mahkemesi : MANİSA Ağır Ceza Günü : 20.03.2008 Sayısı : 455-103 Sanık S.A.’in, katılana karşı işlediği yağma suçundan 5237 sayılı TCY’nın 149/1-c ve 62. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay; yağmaya teşebbüs suçundan ise aynı Yasanın 149/1-c, 35/2 ve 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin, Manisa Ağır Ceza Mahkemesince verilen 20.03.2008 gün ve 455-103 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 05.10.2009 gün ve 17865-12748 sayı ile; “Manisa Ağır Ceza Mahkemesinin 30.09.2002 gün 2002/35-312 esas sayılı kararı ile tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu ve 31.12.2003 tarihinde yerine getirdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCY’nın 58. maddesinin uygulanmaması…” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay C.Başsavcılığının 22.02.2009 gün ve 131572 sayılı itirazında ise; yağma ve yağmaya teşebbüs suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerinin sadece sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ve mahkûmiyet hükmünde 5237 sayılı TCK’nun 58. maddesinin 6 ve 7. fıkralarının uygulanmasına karar verilmemiş olması karşısında; tekerrür hükümlerinin uygulanmamasına dair uygulamanın kazanılmış hak oluşturması gerektiğine işaret edilerek, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına karar verilmesi istenmektedir. Dosya, Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI İtirazın kapsamına göre, yağma ve yağmaya teşebbüs suçlarından verilen hükümlere hasren yapılan incelemede: Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık; 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlediği kaçırma-alıkoyma suçundan Manisa Ağır Ceza Mahkemesince 30.09.2002 gün ve 35-312 sayılı karar ile 765 sayılı TCY’nın 429/1, 433 ve 59. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılan ve hakkındaki hüküm 09.10.2002 tarihinde kesinleşerek 31.12.2003 tarihinde infaz edilen S. A.’in, 5237 sayılı TCY’nın yürürlüğe girdiği tarih olan 1 Haziran 2005 tarihinden sonra 2006 yılı Kasım ayı içerisinde ve daha sonra işlediği yağma ve yağmaya teşebbüs suçları nedeniyle 5237 sayılı TCY’nın 58. maddesi uyarınca mükerrir sayılıp sayılmayacağı ve bu hususun kararda gösterilmemiş olmasının sanık lehine kazanılmış hak oluşturup oluşturmayacağı hususlarına ilişkindir. Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.04.2007 gün ve 71-98 sayılı kararında da belirtildiği üzere: “Reformatio in pejus” olarak adlandırılan ve doktrinde “cezayı aleyhe değiştirmeme ilkesi” veya “aleyhte düzeltme yasağı” gibi kavramlarla ifade edilen ilkenin amacı; hükmün aleyhe de bozulabileceğini düşünen sanığın, bazı olaylarda Yargıtay’a başvurmaktan çekin¬mesinin önüne geçmek, yasa yoluna başvurma hakkını daha özgü...