Mahkemece, ilamında belirtildiği üzere davacının doğumları yaptığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasa'nın 70. maddesi gereğince ücretsiz doğum ve analık izni süresinin üst haddi 6 ay olduğundan her iki doğum için 6'şar aydan toplam 12 aylık süreyi borçlanabileceğine ve primi ödendikten sonra sigortalılık başlangıç tarihinin 20.06.1992 olarak kabul edilmesinin tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Hükmün, taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davalı Kurumun temyizine gelince; uyuşmazlık, öncelikle 5510 sayılı Kanun'un...
10. Hukuk Dairesi 2009/17858 E., 2010/4907 K. 10. Hukuk Dairesi 2009/17858 E., 2010/4907 K. DOĞUMA DAYALI BORÇLANMA 5510 S. SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU [ Madde 41 ] "İçtihat Metni" Mahkemece, ilamında belirtildiği üzere davacının doğumları yaptığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasa'nın 70. maddesi gereğince ücretsiz doğum ve analık izni süresinin üst haddi 6 ay olduğundan her iki doğum için 6'şar aydan toplam 12 aylık süreyi borçlanabileceğine ve primi ödendikten sonra sigortalılık başlangıç tarihinin 20.06.1992 olarak kabul edilmesinin tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Hükmün, taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davalı Kurumun temyizine gelince; uyuşmazlık, öncelikle 5510 sayılı Kanun'un 41/1-a maddesi ile hukukumuzda ilk kez düzenlenen ve kısaca doğuma dayalı borçlanma olarak nitelendirilebilecek borçlanma hakkının, bu düzenlemenin yürürlük tarihinden önceki doğum olaylarına uygulanıp uygulanmayacağı, doğum sırasında aktif sigortalı olma şartının aranıp aranmayacağı ve sigortalılık başlangıç tarihinden önceki doğumlar sebebiyle bu hakkın kullanılıp kullanılamayacağı noktalarında toplanmaktadır. 5510 sayılı Kanun'un, "Sigortalıların borçlanabileceği süreler" başlıklı, 41/1-a maddesinde; "Bu Kanuna göre sigortalı sayılanların; Kanunları gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri ile 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalı kadının, iki defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması şartıyla talepte bulunulan süreleri,... kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 82. maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın %32'si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına sayılır..." hükmü düzenlenmiştir. Sosyal güvenlik hukukunun özel ve kamusal niteliği itibarıyla ve 5510 sayılı Kanun'da, anılan hükümle getirilen, sigortalıların lehine olan bu borçlanma hakkının, Kanun'un yürürlüğünden önceki doğum olaylarına uygulanmasını engelleyen bir düzenlemenin olmaması da gözetildiğinde, 5510 sayılı Kanun'dan önce meydana gelmiş doğum olaylarına da uygulanabileceğini kabul etmek gereklidir. Mahkemenin buna dair kabulünde bir isabetsizlik yoktur. Doğuma dayalı borçlanma hakkından yararlanabilmek için doğum sırasında akt...