Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2010/6949 · K. 2010/10133
YargıtayYargıtay 20. Hukuk Dairesi

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E. 2010/6949 K. 2010/10133

E. 2010/6949K. 2010/1013315 Temmuz 2010
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/6949 E. , 2010/10133 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılanlar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyalan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22.03.2007 gün ve 2006/10954-3646 sayılı bozma kararında özetle, Davacı ve katılan gerçek kişilerin dayandığı tapu kaydı kapsamı Kadastro Mahkemesinin 05.04.2001 gün ve 1996/11-16 Karar sayılı kesinleşmiş kararı ile belirlenmişse de, bu kararın, o davanın tarafı olan tapu malikleri ... ve paydaşları yönünden Kadastro Yasasının 34. maddesi gereğince kesin hüküm oluşturup, o davanın tarafı olmayan davalı gerçek kişi ve Katılan...

Karar Metni

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/6949 E. , 2010/10133 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılanlar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyalan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22.03.2007 gün ve 2006/10954-3646 sayılı bozma kararında özetle, Davacı ve katılan gerçek kişilerin dayandığı tapu kaydı kapsamı Kadastro Mahkemesinin 05.04.2001 gün ve 1996/11-16 Karar sayılı kesinleşmiş kararı ile belirlenmişse de, bu kararın, o davanın tarafı olan tapu malikleri ... ve paydaşları yönünden Kadastro Yasasının 34. maddesi gereğince kesin hüküm oluşturup, o davanın tarafı olmayan davalı gerçek kişi ve Katılan ... Yönetimi yönünden kesin hüküm oluşturmayacağı, Tapu kaydına dayanan davacıların tapuları hakkında verilen Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 22.11.1978 gün ve 1977/11819-13674 sayılı ve 16. Hukuk Dairesinin 24.04.2001 gün ve 2001/418-2033 sayılı kararlarında açıklandığı gibi, Medeni Yasanın 04 Nisan 1926 tarihinde yayınlanıp 04 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra 29 Mayıs 1926 tarih ve 864 sayılı Tatbikat (Uygulama) Yasasının 43. maddesinin Kanunu Medeniye, Borçlar Kanunu ve bu Tatbikat Kanununa aykırı olan hükümler ile MECELLE MÜLGADIR hükmüyle ile Mecelle ve Medeni Yasaya aykırı olan diğer eski mevzuat açıkça yürürlükten kaldırıldığı halde, 1274 (1858) tarihli Arazi Kanunu, kaldırılan bu yasalar arasında sayılmadığı, Medeni Yasanın yayınladığı tarihten sonra ve fakat yürürlük tarihinden önce, kabul edilen 02.05.1926 tarih 837 Sayılı Yasayla, Arazi Kanununun 68, 69, 70, 71, 74, 76, 84 ve 85.maddeleri yürürlükten kaldırıldığına göre, Arazi Kanununun diğer maddelerinin (özellikle arazi Kanununun mera, yaylak ve kışlaklarla Medeni Yasaya aykırı olmayan diğer hükümlerinin) yürürlükte olduğunun kabul edilmesi gerektiği, nitekim 28 Şubat 1998 tarihinde yürürlüğe giren 4342 sayılı Mera Yasasının 36. maddesi ile Arazi Kanununun 97, 98, 99, 100, 101, 102 ve 105. maddelerinin yürürlükten kaldırılmış olması ve 27.01.1943 gün 5/7 sayılı ve yine 09.02.1944 gün ve 4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarında, 1274 (1858) tarihli Arazi Kanununun 45. maddesinin, Medeni Yasanın 658 ve 659. maddeleriyle zımnen yürürlükten kaldırıldığı ancak, diğer maddelerinin halen yürürlükte olduğunun kabul edilmesi, yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 27.04.1949 gün ve 1948/7-1949/7 sayılı kararıyla da Arazi Kanunun 78. maddesi hükmüne değer verilmesi nedenleriyle, Arazi Kanununun Medeni Kanuna aykırı düşmeyen hükümlerinin, bu arada konuyla ilgili 20 ve 78. maddelerinin yürürlükte olduğunun kabulü ile somut olayda anılan yasa hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının araştırılıp tartışılmasının zorunlu olduğuna işaret edildiğinden, tapu maliki davacıların bu konuya ilişkin...