Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2010/4867 · K. 2010/11624
YargıtayYargıtay 19. Hukuk Dairesi

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E. 2010/4867 K. 2010/11624

E. 2010/4867K. 2010/1162419 Ekim 2010
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/4867 E. , 2010/11624 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.... ile davalı şirket yetkili temsilcisi... ile vek.Av....'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili şirketin dahilde işleme izin belgesi kapsamında ihracını gerçekleştirdiği buğday unu ihracına karşılık gelen 2.000.000 kg.buğdayı TMOnden almaya hak kazandığını, nakit sıkıntısı...

Karar Metni

(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/4867 E. , 2010/11624 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.... ile davalı şirket yetkili temsilcisi... ile vek.Av....'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili şirketin dahilde işleme izin belgesi kapsamında ihracını gerçekleştirdiği buğday unu ihracına karşılık gelen 2.000.000 kg.buğdayı TMOnden almaya hak kazandığını, nakit sıkıntısı içinde olduğundan buğday alabilmesi için davalı ile anlaşma yaptıklarını, davalıya müvekkili şirket tarafından 16.01.2006 tarihli 170 nolu vekaletname verildiğini, çekilen buğday bedelinin 666.600.-TL.olduğunu, buğdayın alınabilmesi için davalı tarafından TMOna 332.211.-TL.müvekkili hesabına da 26.600.-TL.yatırıldığını, kalan 307.789.-TL.nin ödenmediğini ileri sürerek bu bedelin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacıya ait TMOnde bulunan buğdayı davacının verdiği vekaletname gereğince satın aldığını, buğday bedelinin davacı talimatı gereği değişik firmalara havale etmek suretiyle ödendiğini, davacıya borçları kalmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmaması yanında kendi defterlerinde fatura bedelinin nakit tahsil edildiğinin bildirdiği ve kapalı fatura olması nedeniyle davacının alacağının varlığını ispat açısından davalı tarafa yemin teklif etme hakkını kullanmış, davalı şirket yetkilisi...nun teklif edilen yemini eda etmekten kaçınmış olduğundan ve yemin teklif edilen hususların varlığı kabul edilerek davanın kabulüne, 307.789.-TL.nin dava tarihi olan 17.01.2007 tarihinden itibaren % 9 oranından başlamak suretiyle değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Davacı yan, davalıya buğday sattığını, bedelini ödemeyen davalı hakkında iş bu alacak davasını açtığını belirtmiştir. Bu şekilde açılan davada ispat külfeti davacı alacaklıdadır. Ne var ki, somut olayda davalı taraf buğdayı aldığını ve bedelini ödediğini savunmuştur. Bu savunma gözetildiğinde ispat külfeti davalı yana geçmiş olup, davalı aldığı malın bedelini ödediğini kanıtlama yükümlülüğü altındadır. Mahkemece ispat külfeti üzerinde bulunmayan davacı tarafa icapsız yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak davalının icapsız yeminden kaçındığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararın...