Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2009/9810 · K. 2010/271
YargıtayYargıtay 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2009/9810 K. 2010/271

E. 2009/9810K. 2010/27119 Ocak 2010
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

1. Hukuk Dairesi 2009/9810 E. , 2010/271 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/11/2008 NUMARASI : 2008/112-2008/446 Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı, mirasbırakanı Ö. K.’nun, 1173 ada 14 parsel sayılı taşınmazdaki 28 nolu işyerini vekili davalı M.E.aracılığıyla oğlu K.’un arkadaşı davalı F.Z.’e temlik ettiğini, F.Z.in davalı S.’a, S.’ın da davalı M.’a devrettiğini, temliklerin muvazaalı olduğunu, davalıların kötüniyetli hareket ettiklerini ileri sürerek miras payı oranında tapu iptal ve tescil, olmazsa tazminat isteğinde bulunmuştur. Davalı M.E., kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, diğer davalılar ise, iyiniyetli üçüncü kişi olduklarını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. Davanın iptal ve tescil istemi yönünden kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “…çekişme konusu taşınmazla ilgili davalı...

Karar Metni

1. Hukuk Dairesi 2009/9810 E. , 2010/271 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/11/2008 NUMARASI : 2008/112-2008/446 Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı, mirasbırakanı Ö. K.’nun, 1173 ada 14 parsel sayılı taşınmazdaki 28 nolu işyerini vekili davalı M.E.aracılığıyla oğlu K.’un arkadaşı davalı F.Z.’e temlik ettiğini, F.Z.in davalı S.’a, S.’ın da davalı M.’a devrettiğini, temliklerin muvazaalı olduğunu, davalıların kötüniyetli hareket ettiklerini ileri sürerek miras payı oranında tapu iptal ve tescil, olmazsa tazminat isteğinde bulunmuştur. Davalı M.E., kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, diğer davalılar ise, iyiniyetli üçüncü kişi olduklarını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. Davanın iptal ve tescil istemi yönünden kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “…çekişme konusu taşınmazla ilgili davalı F. Z.’e yapılan temlikin mirasçıdan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu, davalı F. Z.’in davalı S.’a yaptığı temlikinde el ve işbirliği içerisinde hareket edilerek gerçekleştirildiği; davalı M.A.’un ise 3.el konumunda olup, taşınmazı edinmesinde kötüniyetli olduğunu kabule olanak bulunmadığı, ara malikler F. Z. ve S. ile vekil M. E. bakımından davacının tazminat isteği gözetilmek suretiyle bu isteğin araştırılıp, değerlendirilmesi, son kayıt maliki M.A.bakımından davanın reddine karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmuş olmakla yapılan yargılama sonucunda, tazminat isteği yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davacı vekili ve davalı M. A.vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 19.01.2010 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden N. G. vekili Avukat .....ile yine temyiz eden davalı M. A. vekili Avukat .....ve temyiz edilen S. B. vekili Av......geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz edilenler vekili gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... ...tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmazsa tazminat isteklerine ilişkin olup, mahkemece, hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde işlem yapılarak belirlenen tazminatın hüküm altına alınmış olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Bu yöne değinen davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddine. Ancak, Borçlar Kanununun 83. maddesi hükmü uyarınca, mevzuu para olan borcun memleket parasıyla ödeneceği, bir başka ifadeyle Türk Parası olarak hüküm altına alınması gerekeceği yerde, bu husus gözardı edilerek yabancı para birimi üzerinden tazminata karar verilmiş olması doğru olm...