1. Hukuk Dairesi 2009/12053 E. , 2010/2579 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : DİDİM(YENİHİSAR) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 27/04/2009 NUMARASI : 2007/486-2009/265 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mirasbırakanı M.'in davalı oğulları H.ve İ.'in yönlendirmesi ile adına kayıtlı 2322 parsel sayılı taşınmazını vekil marifetiyle diğer davalı S..'e temlik ettiğini, işlemin muvazaalı olup, mal kaçırma amacı ile yapıldığını ileri sürerek iptal ve muris adına tescilini, olmazsa payı oranında tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlar, davalı H.ise işlemin gerçek olmadığını beyan etmiştir. Mahkemece, iddiaların kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 9.3.2010 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz...
1. Hukuk Dairesi 2009/12053 E. , 2010/2579 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : DİDİM(YENİHİSAR) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 27/04/2009 NUMARASI : 2007/486-2009/265 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mirasbırakanı M.'in davalı oğulları H.ve İ.'in yönlendirmesi ile adına kayıtlı 2322 parsel sayılı taşınmazını vekil marifetiyle diğer davalı S..'e temlik ettiğini, işlemin muvazaalı olup, mal kaçırma amacı ile yapıldığını ileri sürerek iptal ve muris adına tescilini, olmazsa payı oranında tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlar, davalı H.ise işlemin gerçek olmadığını beyan etmiştir. Mahkemece, iddiaların kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 9.3.2010 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Selime Peştere vekili Avukat N.T. ile temyiz edilen asil H. P.geldiler,davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz edilen İ. P. vs. Vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekil ve asilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı, tapunun iptali ile tüm mirasçılar adına tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. İddianın içeriğinden ve ileriye sürülüş biçiminden Borçlar Yasasının 18. maddesinden kaynaklanan muris muvazaası hukuksal nedenine dayanıldığı açıktır. Çekişmeli 2322 parsel sayılı taşınmazın, davacı ile davalılar İ.ve H.’ın miras bırakanı M. tarafından vekil marifetiyle 16.9.2005 tarihinde davalı S.’e satış suretiyle temlik edildiği, davacının daha önce aynı istekle davalılar aleyhine açtığı 2006/118 sayılı davanın 23.2.2007 günlü oturumunda davacı vekilinin “ biz davayı atiye bırakmak maksadıyla davamızdan vazgeçiyoruz” şeklindeki beyanı üzerine vazgeçme nedeniyle davanın reddine karar verildiği kayden sabittir. Hemen belirtilmelidir ki, HUMK’ya göre bir dava açıldıktan sonra , istisnai haller dışında davadan feragat edilebilir (md 91) ya da davayı takipten sarfınazar edilebilir, yani dava geri alınabilir.(md 185/1) Yasa da, davadan vazgeçme adı altında düzenlenmiş herhangi bir kurum yoktur. Bununla birlikte uygulamada gerçekte davadan vazgeçilmesinin amaçlandığı durumlarda , davacı tarafın veya vekilinin davadan vazgeçtiğine dair beyanda bulunduğu ve bu beyanın genellikle mahkemelerce davadan feragat şeklinde nitelendirildiği bilinmektedir.Davacı tarafın “ davadan vazgeçme” olarak adlandırdığı ve bu ad altında bildirdiği iradenin gerçekte davadan feragat niteliğinde olduğunun çekişmesiz bulunduğu hallerde herhangi bir sorun yaşanmamasına rağmen, bazı durumlarda terim kargaşasından kaynaklanan sorunlar yaşanabilmektedir. Bilindiği üzere;...