DAVANIN KONUSU:Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ... A.Ş., ...ve ... A.Ş. grup şirketleri arasında 11.03.2016 tarihinde kurumsal bayiilik sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 4/2.maddesi gereğince 1 yıl süre ile uzatıldığını, daha sonra davalıların aynı hüküm gereğince 13.12.2017 tarihli bildirimle sözleşme süresinin uzatılmayacağını, sözleşmenin 11.03.2018 tarihinde sona ereceğini bildirdiklerini, davalı şirketler her ne kadar sözleşmenin 4/2.maddesine...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/938 KARAR NO: 2020/1428 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/11/2019 NUMARASI: 2018/686 E. - 2019/964 K. DAVANIN KONUSU:Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ... A.Ş., ...ve ... A.Ş. grup şirketleri arasında 11.03.2016 tarihinde kurumsal bayiilik sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 4/2.maddesi gereğince 1 yıl süre ile uzatıldığını, daha sonra davalıların aynı hüküm gereğince 13.12.2017 tarihli bildirimle sözleşme süresinin uzatılmayacağını, sözleşmenin 11.03.2018 tarihinde sona ereceğini bildirdiklerini, davalı şirketler her ne kadar sözleşmenin 4/2.maddesine dayanarak süre uzatmama bildiriminde bulunmuş olsalar da ihtarın gerekçesiz olmak yanında dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu, hakkın kötüye kullanılması yasağının bütün hakların kullanılmasında uyulması gereken emredici bir kural olduğunu, bu nedenle bozucu yenilik doğuran bir hak niteliğindeki fesih hakkının öncelikle dürüstlük kuralına uygun olarak kullanılması gerektiğini, sözleşmede herhangi bir sebep göstermeksizin fesih hakkının bulunduğuna dair bir hüküm olması halinde dahi sözleşmenin feshi için haklı bir sebebin bulunması ve sözleşme ile taraflara tanınan bu hakkın yasaya ve iyiniyet kurallarına uygun bir şekilde kullanılması gerektiğini, bu hususun Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 09.05.2017 tarih ve 2016/7313 E. ve 2017/2727 K. sayılı kararı gibi içtihatları ile sabit olduğunu, müvekkili kurumsal bayinin, bayilik sözleşmesi 1 yıl süre ile uzatıldığından arada oluşan güven ve istikrar gereği sözleşmenin 5 yıl süreceğine olan inançla bu süreçte uzun süreli kontratla iş yeri kiraladığını, sözleşme hükümlerine göre iş yerinin donanımını tesis ve 50 civarında işçi istihdam ettiğini, sözleşmeden doğan ticari yükümlülüklerini ifa edebilmek için kredi çektiğini, yükümlülüklerini yerine getirmesine karşın davalı şirketlerin haksız ve dürüstlük kuralına aykırı feshi sonucunda müvekkili şirketin işçi istihdamını azaltmaya gittiğini, bu nedenle yüklü miktarda kıdem tazminatı ödediğini ve yüklendiği büyük çaptaki giderlerin ekonomik bakımdan mahvına yol açtığını ileri sürerek, sözleşmenin sona erdirilmesinden dolayı müvekkilinin 185.000,00 TL yoksun kalınan karının ve davalılar tarafından ödenmeyen 120.000,00 TL cari hesap alacağının avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça ikame edilen belirsiz alacak ...