Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle mahkemenin görevsizliğine ilişkin olarak verilen karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ Davacı vekili, taraflar arasında 07/12/2010 tarihli alacağın temliki, sulh, ibra ve feragat sözleşmesi imzalandığını, buna göre davalının müvekkillerine ödemeyi taahhüt ettiği taksitlerden ilk 8 adedini ödediğini, kalan taksitleri ödemediğini, alacağın tahsili için davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, takip tarihi itibariyle müvekkili şirketten...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/1898 KARAR NO : 2019/1620 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/10/2018 NUMARASI : 2016/225 -2018/1151 E.K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle mahkemenin görevsizliğine ilişkin olarak verilen karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ Davacı vekili, taraflar arasında 07/12/2010 tarihli alacağın temliki, sulh, ibra ve feragat sözleşmesi imzalandığını, buna göre davalının müvekkillerine ödemeyi taahhüt ettiği taksitlerden ilk 8 adedini ödediğini, kalan taksitleri ödemediğini, alacağın tahsili için davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, takip tarihi itibariyle müvekkili şirketten kesinleşmiş, muaccel ve likit bir alacağı bulunmadığını, İhlas Finans şirketin tasfiye halinde bulunduğunu, tasfiye sonucunda alacağın tespit edilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARAR ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; 6102 sayılı TTK'nın 3. maddesinde sayılan haller nazarında dava mutlak nitelikte ticari davalardan olmadığı gibi davacının da tacir sıfatı bulunmadığı, taraflar arasında imza edilen 07/12/2010 tarihli temlik sözleşmesine konu edilen alacağın borçlusu, tasfiye halindeki .. A.Ş. ise keza bu davada taraf olmadığı gibi, uyuşmazlık konusu alacak da doğrudan doğruya davalının ticari işletmesiyle ilgili olmadığı, dolayısıyla yargılamanın Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde icra edilmesini gerektiren bir durum olmadığı (emsal için bknz. Yargıtay 11. H.D 2017/1069 E. 2018/5194 K. Sayılı ilamı ve İstanbul BAM 16. H.D 2018/2997 E. 2018/2194 K. Sayılı ilamı), görev hususu dava tarihi dikkate alınarak resen takdir edileceği gerekçesiyle, davanın usulden reddiyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, kararın kesinleşmesini müteakip iki haftalık süre içinde taraflardan birinin talepte bulunması halinde, dosyanın davanın esasını çözmekle görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlığın dava dışı Tasfiye Halinde ... nezdindeki davacı alacağının müvekkili şirkete temliki sözleşmesinden doğduğunu, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin ifasının müvekkilinin ticari işletmesi ile ilgili olup, ticari iş niteliğinde olduğunu, görevsizlik kararının doğru olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi...