KARAR TARİHİ: 27/12/2018 tarihli ara kararı (İhtiyati tedbire itirazın reddi ara kararı) DAVA: Tazminat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen esasa ilişkin dava içinde verilen ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine yönelik olarak verilen karara karşı, süresi içinde itiraz eden davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; bu davada müvekkili davalı bankadan kullanmış olduğu kredi borcunu erken kapatma hakkı çerçevesinde tam olarak ödendiğini, buna rağmen davalı banka tarafından ipoteğin fek edilmediği, re'sen kredi tahsilatlarına devam edilmesi sebebiyle müvekkil şirketin borçlu olmadığı hasebiyle vaki ipoteğin fekki talep edildiğini, bu davada İcra ve İflas Kanunu uyarınca ikame...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/292 KARAR NO : 2019/396 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2018/475 Esas KARAR TARİHİ: 27/12/2018 tarihli ara kararı (İhtiyati tedbire itirazın reddi ara kararı) DAVA: Tazminat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen esasa ilişkin dava içinde verilen ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine yönelik olarak verilen karara karşı, süresi içinde itiraz eden davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; bu davada müvekkili davalı bankadan kullanmış olduğu kredi borcunu erken kapatma hakkı çerçevesinde tam olarak ödendiğini, buna rağmen davalı banka tarafından ipoteğin fek edilmediği, re'sen kredi tahsilatlarına devam edilmesi sebebiyle müvekkil şirketin borçlu olmadığı hasebiyle vaki ipoteğin fekki talep edildiğini, bu davada İcra ve İflas Kanunu uyarınca ikame edildiği bir menfi tespit talebi bulunmadığı, müvekkil şirket hakkında davalı banka tarafından başlatılmış herhangi bir icra takibi de bulunmadığını, Mahkeme heyet çoğunluğunun tarafından atıf yapılan yargı içtihatlarında yer alan menfi tespit davaları, bir icra takibinin de iptali talepli olup İcra ve İflas Kanunu temelli menfi tespit davaları olduğunu, bu sebeple, somut olay bakımından emsal teşkil etmesinin mümkün olmadığı kanaatinde olduklarını, müvekkili borçlu olmadığının tespitine yönelik talebin tartışılmaz yegâne amacı, asıl gaye ve talepleri olan ipoteğin fekkinin sağlanması ve işbu kredi ilişkisinin son bulması sebebiyle müvekkili mülkiyet hakkına sahip bulunduğu taşınmaz üzerinde serbest olarak tasarrufta bulunmasının temini olduğunu, ipoteğin fekki talebi ile borçlu olmadığının tespiti iç içe geçmiş iki talep olup birinin sonucu diğer talebi doğrudan etkilediğini, bu davanın yalnızca ipoteğin kaldırılması için açılmış olsaydı, mahkemenin öncelikle ipotek akdini ve ardından ipotek akdinin sebebi de olan ve ipoteğin yapılmasının bir şart olarak düzenlendiği kredi sözleşmesini inceleyeceğini ve yine dava dilekçesinde talep edilen sonuca ulaşılacağını, Mahkeme tarafından müvekkili ile davalı banka arasındaki ticari ilişki, defterler ve kayıtlar incelenerek borcun bulunup bulunmadığı hususu da ipoteğin fekki talebine istinaden birlikte inceleneceğini, bu sebeple işbu borçlu bulunmadığının tespitine yönelik taleplerinin ipoteğin fekki talebi ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ve harç hesaplamasına gerek olmadığını, Mahkeme Heyet Başkanı tarafından davanın özüne yönelik yapılan değerlendirmeye katıldıklarını ve aksi yönde bir değerlendirmenin anayasal güvence altında olan mahkemeler nezdinde dava açma haklarına ve hak arama hürriyetlerine engel teşkil edeceğini belirttiklerini, aksi bir düşüncenin, Anayasal h...