(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/1649 E. , 2010/9879 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... 7. Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş isede miktar yönünden reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar; Karı-koca olduklarını, ikrazatçı olan davalıdan 6.000 TL kredi aldıklarını, sözleşmeye aylık faiz oranının % 10, temerrüt faizinin %20 olarak yazıldığını, sözleşmenin davacı ... tarafından imzalandığını, diğer davacının müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığını, krediyi geri ödernede güçlük çektiklerini, istenen akdi faiz ve temerrüt faiz oranının hukuka aykırı...
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/1649 E. , 2010/9879 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... 7. Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş isede miktar yönünden reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar; Karı-koca olduklarını, ikrazatçı olan davalıdan 6.000 TL kredi aldıklarını, sözleşmeye aylık faiz oranının % 10, temerrüt faizinin %20 olarak yazıldığını, sözleşmenin davacı ... tarafından imzalandığını, diğer davacının müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığını, krediyi geri ödernede güçlük çektiklerini, istenen akdi faiz ve temerrüt faiz oranının hukuka aykırı olduğunu, haklarında icra takibi başlatıldığını, faiz oranlarının yasal sınırlara çekilmesi gerektiğini, bu durumda borcu fazlasıyla ödediklerini belirterek, yapılan fazla ödemenin istirdadını istemişlerdir. Davalı; resmi ve maliye ye kayıtlı olarak ikrazatçılık işiyle uğraştığını, tüketici mahkemesinin bu tür ihtilaflarda görevsiz olduğunu, davalı ile sözleşme yapıldığını, diğer davalının kefil sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığını, sözleşmenin tarafların özgür iradesi ile imzalandığını, açılan davanın haksız olduğunu belirterek, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanını kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde "Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet 2010/1649-9879 piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar" hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3.maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahilolmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilşkin bir hukuki islemin olması gerekir. Somut olay değerlendirildiğinde, Davalı 545 sayılı KHK ile değişik 90 sayılı ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında İkrazatçılık faaliyeti ile Uğraşmakta olup, davacı ile davalı arasındaki ilişkide bu kapsamda tar...