1. Hukuk Dairesi 2009/9792 E. , 2009/12177 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : KIRŞEHİR 2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/06/2009 NUMARASI : 2009/3-2009/157 Davacılar, kayden malik bulundukları 4 parsel sayılı taşınmaza, komşu 5 parsel maliki davalının taşkın yapılanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine ve tecavüzlü yapının yıkımına karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, çekişme konusu yapıyı kendi taşınmazına yaptığını, tecavüzün imar uygulaması sonucu meydana geldiğini belirterek davanın reddini, olmadığı takdirde taşkın kısmın bedeli karşılığında adına tescilini savunmuştur. Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece, “...çekişme konusu 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların tescil sebebinin imar olduğu, davalının 4 parsele tecavüzünün imar uygulaması sonucu oluştuğunun savunulduğu, taşkınlığın imar uygulaması sonucu oluşup...
1. Hukuk Dairesi 2009/9792 E. , 2009/12177 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : KIRŞEHİR 2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/06/2009 NUMARASI : 2009/3-2009/157 Davacılar, kayden malik bulundukları 4 parsel sayılı taşınmaza, komşu 5 parsel maliki davalının taşkın yapılanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine ve tecavüzlü yapının yıkımına karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, çekişme konusu yapıyı kendi taşınmazına yaptığını, tecavüzün imar uygulaması sonucu meydana geldiğini belirterek davanın reddini, olmadığı takdirde taşkın kısmın bedeli karşılığında adına tescilini savunmuştur. Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece, “...çekişme konusu 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların tescil sebebinin imar olduğu, davalının 4 parsele tecavüzünün imar uygulaması sonucu oluştuğunun savunulduğu, taşkınlığın imar uygulaması sonucu oluşup oluşmadığının belirlenmesi gereğine “ değinilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmakla yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava; çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir. Mahkemece; hükmüne uyulan Daire bozma kararında değinildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak keşfen elde edilen bilirkişi raporunda; davalı tarafından kendi parseli içerisinde yapılan binanın imar uygulaması sonucunda davacı parseline taşkın hale geldiği davacının taşınmazına tecavüzlü olan bölümün yıkılması halinde davalının taşınmazında kalan bölümün de yıkılacağı belirtilerek tüm bina bedeli olarak 11.040.00 TL değer tespiti yapıldığı görülmektedir.Öyle ise Mahkemece; bilimsel verilere uygun olarak tespit edilen bu değerin karar altına alınması gerekirken sadece taşkın bölümün değeri üzerinden yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi ,davalının imar öncesinde kadastral parselde mülkiyet sahibi olduğu ve binanın imarla taşkın hale geldiği, bu durumun ise davalının iradesi dışında kamu tasarrufu niteliğindeki idari karara dayalı olarak oluştuğu gözetildiğinde davalının yargılama giderlerinden ve bu giderlerden sayılan avukatlık ücretinden sorumlu olmayacağı da gözetilmeksizin yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir. Davalı tarafın temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK’nu 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.