İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz isteyen vekili, "müvekkili ile ihtiyati haciz istedikleri borçlu arasında 23.03.2016 tarihli faktoring sözleşmesine istinaden borçlunun 500.000 TL'lik ve 23.04.2016 vadeli bir bono teslim ettiğini, faktoring sözleşmesi uyarınca borçluya 21.800TL ödeme yapıldığını, 13.09.2017 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshetmeleri nedeniyle borcun muaccel hale geldiğini, mal kaçırma konusunda adli istihbarat aldıklarını" iddia ile 21.800 TL için ihtiyati haciz talebinde bulunmuş ve mahkemece 19.09.2017 tarihinde 21.800 TL için ihtiyati haciz kararı verilmiş, borçlularca alacağa haczin dayandığı nedenlere ve mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2018/1612 Esas KARAR NO : 2018/1037 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/09/2017 NUMARASI : 2017/976 2017/979 DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 26/04/2018 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz isteyen vekili, "müvekkili ile ihtiyati haciz istedikleri borçlu arasında 23.03.2016 tarihli faktoring sözleşmesine istinaden borçlunun 500.000 TL'lik ve 23.04.2016 vadeli bir bono teslim ettiğini, faktoring sözleşmesi uyarınca borçluya 21.800TL ödeme yapıldığını, 13.09.2017 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshetmeleri nedeniyle borcun muaccel hale geldiğini, mal kaçırma konusunda adli istihbarat aldıklarını" iddia ile 21.800 TL için ihtiyati haciz talebinde bulunmuş ve mahkemece 19.09.2017 tarihinde 21.800 TL için ihtiyati haciz kararı verilmiş, borçlularca alacağa haczin dayandığı nedenlere ve mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş, bu itiraz üzerine mahkeme 22.12.2017'de "ihtiyati haczin dayanağının sözleşme değil bono olduğunu, bonodaki düzenleme yeri bulunmadığını, borçlunun İzmir aderesinin düzenleme yeri kabul edilmesi nedeniyle bononun İzmir'de düzenlendiğinin kabul edildiği, ortada bir anlaşmanın bulunmadığı, gerek bononun tanzim yeri gerek borçlunun adresi itibariyle mahkemenin yetkisiz olduğu" gerekçesiyle itiraz edenler yönünden ihtiyati haczin kaldırılmasına kara verilmiş bu karara karşı ihtiyati haciz isteyen vekili istinaf isteminde bulunmuştur. İhtiyati haciz isteyen vekili istinaf dilekçesinde, "Bono da, ihtilaf halinde İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunun açıkça kararlaştırıldığını, yerel mahkeme kararının aksine ortada geçerli bir yetki anlaşması bulunduğunu, sadece borçlunun adresine bakılarak, İstanbul mahkeme ve icra dairelerinin yetkisiz olduğunun söylenemeyeceğini, alacaklının bono da yazılı yetkili yere göre takip hakkı bulunduğunu, Yargıtay 12 HD'nin 2008/19725 E., 2009/132 K. Sayılı kararının da bu yönde olduğunu, İİK 265.maddesinde tahdidi olarak sayılan sebeplerden hiçbirinin somut olayda bulunmadığını" iddia ile yetki itirazının kabulüne dair kararın kaldırılmasını ve itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Borçlular vekili istinafa cevaben, "yetki şartının geçerli olmadığını, yetki sözleşmesinin geçerli olması için hem lehdarın hem keşidecinin imzası olması gerektiğini, oysa bonoda doğal olarak sadece borçlunun imzasının bulunduğunu, bu nedenle geçerli bir yetki sözleşmesinden söz edilemeyeceğini, faktoring işleminin, İzmir şubesi ile ilgili olduğunu ve İzmir'de imzalandığını, yetki sözleşmesi geçerli olsa bile, tacirler arasında yetki sözleşmesi yapılabileceğinden müvekkili ...'ı bağlamayacağını, bu müvekkilinin...