DAVANIN KONUSU: Trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı KARAR TARİHİ: 27/04/2021 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, Trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, kazanın meydana 13/05/2005 gününden itibaren davanın açıldığı 13/05/2015 tarihine kadar geçen sürede 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 109'uncu maddesi aracılığıyla Türk Ceza Kanununun da ön görülen 5 yıllık zamanaşımı geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; ön inceleme duruşmasında 10 yıllık zamanaşımının dolmadığı gerekçesiyle zamanaşımı def'inin reddine karar verildiğini, olayda zamanaşımının geçmediğini, bedensel zararlarda...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2019/1853 KARAR NO: 2021/679 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/01/2018 NUMARASI: 2015/487 Esas - 2018/44 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı KARAR TARİHİ: 27/04/2021 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, Trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, kazanın meydana 13/05/2005 gününden itibaren davanın açıldığı 13/05/2015 tarihine kadar geçen sürede 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 109'uncu maddesi aracılığıyla Türk Ceza Kanununun da ön görülen 5 yıllık zamanaşımı geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; ön inceleme duruşmasında 10 yıllık zamanaşımının dolmadığı gerekçesiyle zamanaşımı def'inin reddine karar verildiğini, olayda zamanaşımının geçmediğini, bedensel zararlarda zamanaşımının olay tarihi yada tazminat sorumlusu ile zararın öğrenildiği gün değil, süreli sakalığa ilişkin raporun ortaya çıktığı ve öğrenildiği tarihin olduğu, verdikleri dilekçenin bedel artırım dilekçesi olarak kabul edilmesine ve tutanaklara geçirilmesine rağmen neden ıslah dilekçesi olarak nitelendirildiğinin anlaşılamadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 109'uncu maddesinde motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazmini için kaza gününden itibaren iki yıllık zamanaşımı öngörülmüş, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, davanın cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanması durumunda Ceza Kanunu'nun öngördüğü ceza zamanaşımının (sürücü, işleten veya diğer sorumlular için fark gözetilmeksizin) uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Ceza zamanaşımının uygulanması bakımından, sadece eylemin aynı zamanda suç oluşturması yeterli olup, ayrıca fail hakkında mahkûmiyet kararı ile sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı gerekmemektedir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.06.2015 gün ve 2014/17-2198 (E) - 2015/1495 (K), 16.09.2015 gün ve 2014/17-116 (E) - 2015/1771 (K) sayılı kararlarıyla da aynı ilkeler benimsenmiştir. Somut uyuşmazlıkta; dava dosyasına getirtilen belgelerin incelenmesinden, dava dışı sürücü ...'nin yönetimindeki ... plaka sayılı aracın davacı yaya ...'a çarparak yaralanmasına neden olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre; 13/05/2005 günü meydana gelen ve o tarihte yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 459'uncu maddesine uyan taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçunu oluşturan olay için, aynı maddede öngö...