Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2009/6425 · K. 2009/13067
YargıtayYargıtay 13. Hukuk Dairesi

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2009/6425 K. 2009/13067

E. 2009/6425K. 2009/1306711 Kasım 2009
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/6425 E. , 2009/13067 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, ...'de faaliyet gösteren "... Tatil köyü" nün sahibi ve işletmecisi olduğunu, davalının 28.01.2007 tarihindeki düğününün tatil köyünde yapılmasına dair yazılı sözleşme imzalandığını ve sözleşmeye uygun olarak düğünün yapıldığını, davalı tarafça düğün organizasyon bedeline mahsuben değişik tarihlerde banka hesabına ödemeler yapıldığını ancak ihtarlara rağmen bakiye 6.077,50 YTL bedelin ödenmediğini, ödenmeyen bedelin tahsili için icra takibi yapıldığını, davalının borca haksız olarak itiraz ettiğini...

Karar Metni

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/6425 E. , 2009/13067 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, ...'de faaliyet gösteren "... Tatil köyü" nün sahibi ve işletmecisi olduğunu, davalının 28.01.2007 tarihindeki düğününün tatil köyünde yapılmasına dair yazılı sözleşme imzalandığını ve sözleşmeye uygun olarak düğünün yapıldığını, davalı tarafça düğün organizasyon bedeline mahsuben değişik tarihlerde banka hesabına ödemeler yapıldığını ancak ihtarlara rağmen bakiye 6.077,50 YTL bedelin ödenmediğini, ödenmeyen bedelin tahsili için icra takibi yapıldığını, davalının borca haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazının iptaline ve % 40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar" hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya 2009/6425-13067 yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı şirketin hizmeti sunan, davalının ise hizmeti kullanan kişi olup,taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. 4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz. Bu durumda mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı g...