Bütçe içi işletmeye Ait Vergi Cezalarının Belediye Bütçesinden Ödenmesine Rağmen Zarara Sebep Olanlara Rücu Edilmemesi Bütçe içi işletme olarak kurulan ………. Belediyesi ………. İşletmesi ile ………. Belediyesinin sermaye payının %99 olduğu ………. Limited Şirketi’ne ait vergi ziyaı cezaları ile vergi ve cezalara bağlı zam ve faizlerin, ………. Belediyesinin genel bütçe vergi gelirlerindeki payına ait alacaklarından mahsup edilerek ödenmesine karşın, söz konusu tutarın ilgili işletme ve şirket ile sorumlularına rücu edilmemesi sonucu ………. TL tutarında kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasıyla ilgili olarak dosyada mevcut bilgi ve belgeler değerlendirilmiştir. 10.01.1961 tarih ve 10705 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Kanuni temsilcilerin ödevi” başlıklı 10 uncu maddesinde; tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin...
Bütçe içi işletmeye Ait Vergi Cezalarının Belediye Bütçesinden Ödenmesine Rağmen Zarara Sebep Olanlara Rücu Edilmemesi Bütçe içi işletme olarak kurulan ………. Belediyesi ………. İşletmesi ile ………. Belediyesinin sermaye payının %99 olduğu ………. Limited Şirketi’ne ait vergi ziyaı cezaları ile vergi ve cezalara bağlı zam ve faizlerin, ………. Belediyesinin genel bütçe vergi gelirlerindeki payına ait alacaklarından mahsup edilerek ödenmesine karşın, söz konusu tutarın ilgili işletme ve şirket ile sorumlularına rücu edilmemesi sonucu ………. TL tutarında kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasıyla ilgili olarak dosyada mevcut bilgi ve belgeler değerlendirilmiştir. 10.01.1961 tarih ve 10705 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Kanuni temsilcilerin ödevi” başlıklı 10 uncu maddesinde; tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilciler tarafından, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanunî ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı ifade edilmiştir. Aynı Kanun’un “Tüzel kişilerin sorumluluğu” başlıklı 333 üncü maddesinde; tüzel kişilerin idare ve tasfiyesinde vergi kanununa aykırı hareketlerden tevellüt edecek vergi cezalarının tüzel kişiler adına kesileceği, tüzel kişilerin kanuni temsilcilerinin vergi sorumluluğu hakkında Kanun’un 10 uncu maddesi hükmünün vergi cezaları hakkında da uygulanacağı, Kanun’un 359 uncu maddesinde yazılı fiillerin işlenmesi halinde bu fiiller için 359 ve 360 ıncı maddelerde öngörülen cezaların bu fiilleri işleyenler hakkında hükmolunacağı belirtilmiştir. Yine aynı Kanun’un; “Vergi ziyaı” başlıklı 341 inci maddesinde; vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirilmesi olarak tanımlanmış, “Vergi ziyaı cezası” başlıklı 344 üncü maddesinde; 341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği, vergi ziyaına 359 uncu maddede gösterilen kaçakçılık suçunu oluşturan fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu cezanın üç kat uygulanacağı belirtilmiştir. Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin “Kamu zararının belirlenmesi” başlıklı 6 ncı maddesinde; kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesinin, kamu zararının belirlenmesinde esas alınacağı belirtilmiştir. İlişikli muhasebe işlem fişleri ve ekleri incelendiğinde; ………. Belediyesinin genel bütçe vergi gelirlerind...