Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2009/1856 · K. 2009/3217
YargıtayYargıtay 16. Hukuk Dairesi

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E. 2009/1856 K. 2009/3217

E. 2009/1856K. 2009/32175 Mayıs 2009
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden İbrahim Çıkma vs. vekili Avukat İnan Kağan Mercan geldi. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelen tarafın yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 137 ada 14, 15, 16, 17, 18 ve 19 parsel sayılı 4.191,64 m2, 3.506,17 m2, 6.437,03 m2, 5.372,53 m2, 5.209 m2 ve 7.411,82 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, bütün olarak Ağustos 2001 tarih 1 sıra numaralı tapu kaydı ile İbrahim Çıkma'ya aitken 14 ve 17 parsel sayılı taşınmazları Münir Yavuz'a, 15 ve 18 parsel sayılı taşınmazları ise Yaşar Yavuz'a sattığı belirtildikten sonra Asliye...

Karar Metni

16. Hukuk Dairesi 2009/1856 E., 2009/3217 K. 16. Hukuk Dairesi 2009/1856 E., 2009/3217 K. HAZİNE ADINA KAYITLI TAŞINMAZ MALLARDA İKTİSAP 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 14 ] 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 46 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden İbrahim Çıkma vs. vekili Avukat İnan Kağan Mercan geldi. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelen tarafın yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 137 ada 14, 15, 16, 17, 18 ve 19 parsel sayılı 4.191,64 m2, 3.506,17 m2, 6.437,03 m2, 5.372,53 m2, 5.209 m2 ve 7.411,82 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, bütün olarak Ağustos 2001 tarih 1 sıra numaralı tapu kaydı ile İbrahim Çıkma'ya aitken 14 ve 17 parsel sayılı taşınmazları Münir Yavuz'a, 15 ve 18 parsel sayılı taşınmazları ise Yaşar Yavuz'a sattığı belirtildikten sonra Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptal ve tescil davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli 137 ada 14, 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazların teknik bilirkişi raporlarında (a) harfi ile gösterilen toplam 6.295 metrekare yüzölçümündeki bölümünün davacı Muzaffer Karataş mirasçıları, 137 ada 14 parsel sayılı taşınmazın geriye kalan bölümü ile 17 parsel sayılı taşınmazın davalı Münür Yavuz, 137 ada 15 parsel sayılı taşınmazın geriye kalan bölümü ile 18 parsel sayılı taşınmazın davalı Yaşar Yavuz, 137 ada 16 parsel sayılı taşınmazın geriye kalan bölümü ile 19 parsel sayılı taşınmazın ise davalı İbrahim Çıkma adına tescilerine karar verilmiş; hüküm, davalılar Yaşar Yavuz, Münür Yavuz ve İbrahim Çıkma vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, davacı tarafın zilyetliğinin Hazine tapusunun oluştuğu tarihten geriye doğru 20 yılı aşkın süre devam ettiği, davacı taraf yararına mülkiyet hakkının oluştuğu, Hazine adına oluşan tapunun usulsüz bulunduğu, aynı köyden olan davalıların bunu bilebilecek durumda olmaları karşısında kötüniyetli sayılmaları gerektiği kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de verilen karar dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Ülkemizde tapu kaydı olmaksızın, sahipsiz Hazine arazilerinin malik gibi zilyet edildiği bir vakıadır. Diğer taraftan özel kişiler adına tescil edilmiş bulunmayan sahipsiz arazilerin Hazine'nin mülkiyetinde olduğu da tartışmasızdır. Bu itibarla Hazine'nin, sahipsiz arazileri idari yo...