İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine 200.000,00 TL'lik icra takibi başlattığını, müvekkilinin davalı ile bir ilgisinin ve ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin muhtar olup, köylüsü olan dava dışı...ün davalıya olan borcu nedeniyle konuşmak için davalı şirketin ortağı ya da yetkilisi ... isimli kişi ile görüştüğünü, bu sırada kendisine zorla 65.000,00 TL'lik bononun imzalattırıldığını, ancak davalı şirketin senedi 650.000,00 TL'ye tahrifat yaptığını, bunun üzerine suç duyurusunda bulunduklarını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davanın reddini...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2018/2630 Esas KARAR NO : 2018/1835 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2013/308 DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 17/09/2018 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine 200.000,00 TL'lik icra takibi başlattığını, müvekkilinin davalı ile bir ilgisinin ve ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin muhtar olup, köylüsü olan dava dışı...ün davalıya olan borcu nedeniyle konuşmak için davalı şirketin ortağı ya da yetkilisi ... isimli kişi ile görüştüğünü, bu sırada kendisine zorla 65.000,00 TL'lik bononun imzalattırıldığını, ancak davalı şirketin senedi 650.000,00 TL'ye tahrifat yaptığını, bunun üzerine suç duyurusunda bulunduklarını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davanın reddini istemiştir. Dava başlangıçta Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olup ilk olarak 14/09/2012 de İİK 72/3 Maddesi uyarınca takibin durdurulması şeklinde karar verildiği, asliye hukuk mahkemesince 08/05/2013 tarihinde ticaret mahkemesine görevsizlik kararı verildiği, ticaret mahkemesinde ise yargılama devam ederken mahkemece 12/05/2014 tarihinde icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Ticaret mahkemesinde yargılama devam ederken davalı vekilinin 29/03/2018 tarihli dilekçesi ile müvekkili hakkındaki ceza davasının beraat kararı ile sonuçlandığını ve kararın onandığını, bu nedenle takibin durdurulması şeklindeki kararın kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece, 03/04/2018 tarihinde hukuk hakiminin ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı olmadığı, ihtiyati tedbir kararının HMK'nun 209.maddesinde yazılı sahtecilik ve tahrifat iddiasına dayalı olarak verildiği, ihtiyati tedbirin kaldırılması şartlarının oluşmadığı gerekçeleriyle talebin reddine karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf sebebi olarak; tedbirin dayanağının HMK'nun 209.maddesi olamayacağını, zira Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararıyla verilen beraat kararının kesinleştiğini, buna göre davanın dayanağının kalmadığını, TTK'nun 676.maddesi uyarınca rakamla yazı arasında fark bulunursa yazı ile gösterilen bedele itibar edilmesi gerektiğini, ayrıca Yargıtay'ın içtihat değişikliğine gittiğini, bu nedenle İİK'nun 72/3 maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesini, ya da tedbirin tamamen kaldırılmasını ileri sürmüştür. İcra takibine konu senedin 15/03/2012 tanzim, 15/06/2012 vade tarihli, 650.000,00 TL bedelli olduğu, keşidecisinin davacı , lehtarının ise davalı olduğu görülmüştür. Davalı şirket yetkilisi olduğu belirtilen ... aleyhinde senet yağmas...