DAVANIN KONUSU: Sigorta (Kasko Sigortası Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 15/09/2020 Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; resen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Dava dışı kredi borçlusunun kredi borcunu ödememesi nedeniyle takip başlatıldığını, müvekkili şirket tarafından kullandırılan kredi nedeniyle rehinli ve davalı şirkete kasko sigortasıyla sigortalı aracın çalındığının öğrenildiğini belirterek HMK 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olacak şekilde araçta oluşan zarar bedelinden şimdilik 5.000,00 TL'nin davalıdan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2019/1442 KARAR NO: 2020/3771 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/12/2017 NUMARASI: 2017/740 Esas- 2017/1141 Karar DAVANIN KONUSU: Sigorta (Kasko Sigortası Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 15/09/2020 Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; resen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Dava dışı kredi borçlusunun kredi borcunu ödememesi nedeniyle takip başlatıldığını, müvekkili şirket tarafından kullandırılan kredi nedeniyle rehinli ve davalı şirkete kasko sigortasıyla sigortalı aracın çalındığının öğrenildiğini belirterek HMK 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olacak şekilde araçta oluşan zarar bedelinden şimdilik 5.000,00 TL'nin davalıdan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak görülemeyeceğinden davanın hukukî yarar yokluğundan reddi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davacının kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağını tespit etmesi mümkün olduğu gibi kasko sigorta poliçesi çerçevesinde çalınan aracın hasar bedeli olarak ödenmesi gereken riziko tarihindeki rayiç değerinin de belirlenmesinin mümkün olduğu, kaldı ki, poliçede teminat limitinin açıkça yazılı bulunduğu gerekçesiyle belirsiz alacak davası olarak açılamayacak davanın usulden reddine karar verilmiştir. Somut olayda, davacı vekili davasını belirsiz alacak davası olarak niteleyerek şimdilik 5.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiş ve ön inceleme aşamasında da davanın bu şekilde açıldığı kabul edilmiştir. Davacı taraf araç üzerindeki rehin hakkına istinaden eldeki davayı açmış bulunmaktadır. TTKnın 1456/1. Maddesinde sınırlı aynî hak ile takyit edilmiş bir mal üzerindeki malike ait menfaat sigortalandığı takdirde, kanunda aksi öngörülmemişse, sınırlı aynî hak sahibinin hakkının sigorta tazminatı üzerinde de devam edeceği öngörülmüştür. Yine TTKnın 1459. maddesinde, sigortacının, sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği; 1460. maddesinde, sigorta değerinin, sigorta olunan menfaatin tam değeri olduğu; 1461. maddesinde ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olacağı ve sigorta bedeli, rizikonun gerçekleştiği andaki sigortalı menfaatin değerini aşsa bile, sigortacının uğranılan zarardan fazlasını ödemeyeceği belirtilmiştir. Bu durumda davanın kanıtlanması halinde davacının takip konusu alacağını geçmemek üzere aracın riziko tarihindeki rayiç piyasa değerinin (sigorta bedelinin veya limitinin değil) hüküm altına alınması gerekmektedi...