Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, dosya üzerinde HMK m. 352 hükmü uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacı şirket tarafından eser sözleşmesine dayalı olarak yapılıp davalıya teslim edilen işin 43.445,96 TL'lik bedelinin ödenmediği iddiasına dayalı olarak, bu miktara ilişkin olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı vekili, takibe konu miktarın taraflar arasında mutabakat belgesiyle tutanak altına alınarak muaccel hale getirilmiş olduğunu, davalının mallarını kaçırma girişiminde bulunduğunu belirterek, dava konusu alacak için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep emiş, mahkemece 03.06.2020 tarihli tensip tutanağının 5 nolu bendi ile, ihtiyati haciz talebinin yargılamayı gerektirdiği, bu haliyle yeterli...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1421 KARAR NO: 2020/1079 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/06/2020 NUMARASI: 2020/1 Esas DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 13/10/2020 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, dosya üzerinde HMK m. 352 hükmü uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacı şirket tarafından eser sözleşmesine dayalı olarak yapılıp davalıya teslim edilen işin 43.445,96 TL'lik bedelinin ödenmediği iddiasına dayalı olarak, bu miktara ilişkin olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı vekili, takibe konu miktarın taraflar arasında mutabakat belgesiyle tutanak altına alınarak muaccel hale getirilmiş olduğunu, davalının mallarını kaçırma girişiminde bulunduğunu belirterek, dava konusu alacak için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep emiş, mahkemece 03.06.2020 tarihli tensip tutanağının 5 nolu bendi ile, ihtiyati haciz talebinin yargılamayı gerektirdiği, bu haliyle yeterli kanaat oluşmadığı gerekçesiyle, itiraz yolu açık olmak üzere ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, bu tensip ara kararına ilişkin olarak ayrıca gerekçeli bir ara karar yazılmamıştır. Davacı vekilince süresi içerisinde bu tensip ara kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesinde, mahkeme kararında tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepler, hüküm sonucu, varsa kanun yolları ve süresi, hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzaları ve gerekçeli kararın yazıldığı tarihin yer alması; ayrıca hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği belirtilmiş, ayrıca HMK.'nın 391. Maddesinin 2. fıkrasının a,b,c,ç bendlerindeki düzenlemeye göre, ihtiyati tedbir talep edenin, varsa kanuni temsilcisi ve vekilinin ve karşı tarafın adı, soyadı ve yerleşim yeri ile talep edenin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, tedbirin, açık ve somut olarak hangi sebebe ve delillere dayandığı tereddüde yer vermeyecek şekilde, ne üzerinde ve ne tür bir tedbire karar verildiği, talepte bulunanın ne tutarda ve ne türde bir teminat göstereceğinin yazılacağı açıkça belirlenmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve belirtilen yasal düzenlemelere göre, mahkemece 03/06/2020 tarihli tensip zaptıyla verilen ara kararına, 6100 sayılı HMK'nın 391. maddesi hükmü uyarınca usulüne uygun denetime elverişli, ayrı bir gerekçeli ara k...