DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 24/01/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya oto tamirinde kullanılmak üzere malzeme sattığını, bununla ilgili düzenlenen 25/07/2013 tarihli 22.065,71 TL bedelli faturanın ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu, davalının itirazında fatura bedelini ödediklerini söylediğini, oysa davalının sadece fatura bedelini, yani asıl alacak miktarını takip başladıktan sonra ödediğini, alacağın geç ödenmesi nedeniyle KDV farkı ve faiz ile diğer ferileri kapsayan takip sonrası ortaya çıkan tutarın tamamını ödemediğini, borçlunun...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/3761 Esas KARAR NO: 2020/139 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/04/2017 NUMARASI: 2014/257 2017/318 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 24/01/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya oto tamirinde kullanılmak üzere malzeme sattığını, bununla ilgili düzenlenen 25/07/2013 tarihli 22.065,71 TL bedelli faturanın ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu, davalının itirazında fatura bedelini ödediklerini söylediğini, oysa davalının sadece fatura bedelini, yani asıl alacak miktarını takip başladıktan sonra ödediğini, alacağın geç ödenmesi nedeniyle KDV farkı ve faiz ile diğer ferileri kapsayan takip sonrası ortaya çıkan tutarın tamamını ödemediğini, borçlunun takipten sonra sadece asıl alacak miktarını ödeyerek borcundan kurtulamayacağını belirterek davalının itirazının iptali ile bakiye borcun ödenmesi amacıyla icra takibinin kaldığı yerden devamına ve davalının %20 oranında icra inkar tazminatı ile sorumluluğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket yetkilisi, asıl borcu ödediklerini, fatura kesildikten 1 ay sonra davacının muhasebecisinin kendilerini aradığını ve maliyeye KDV'li beyanda bulunmalarını istediğini, kendilerinin de maliyeye bu şekilde beyanda bulunduklarını, daha sonra davacının KDV talep ettiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davacının ihraç kayıtlı faturalarla davalıya satış yaptığı, asıl alacağın yargılama esnasında ödendiği ancak davacının KDV tutarını da talep ettiği, davacının düzenlediği satış faturasının ihraç kaydıyla yapıldığı, bu nedenle KDV alacağının doğmayacağı, asıl alacak yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçeleriyle asıl alacak yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, KDV istenemeyeceği ve faiz yönünden de temerrüde dair dosyada bir belge bulunmadığından takip tarihi itibariyle temerrüt kabul edilmekle faiz talebinin de reddi gerektiği gerekçeleriyle KDV ve faiz alacağı talebinin reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf sebebi olarak; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının asıl alacağı ödedikleri savunmasına bir diyecekleri olmadığını, davalının asıl alacağı icra takibi başlatıldıktan sonra ödediğini, AAÜT'nin 11/5 maddesine göre borçlunun itiraz süresinde borcunu öderse tarifeye göre belirlenecek ücretin 3/4'ünün takdir edileceğini, ancak davalının ödeme emrinin itiraz süresinde asıl alacağı ödediğini, borcun tamamını ödemediğini, dolayısıyla müvekkilin...