DAVANIN KONUSU:İtirazın Kaldırılması-İflas (İflas Yolu ile Adi Takip) KARAR TARİHİ: 17/03/2020 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ve davalı şirket arasında yapılmış ve şu an feshedilmiş olan 08/08/2007 tarihli Münhasır Olmayan Yetkili Distribütörlük Sözleşmesi gereği, ürün satışlarına ve ilgili alacaklara istinaden düzenlenip davalıya teslim edilen ve yasal süre içinde itiraza uğramayarak kesinleşen 264 adet fatura bedelinin, yapılan ihtara rağmen ödenmemesi üzerine, faturalardan doğan alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan iflas yolu ile adi takibe haksız itiraz edildiğini, taraflar arasındaki yetki sözleşmesinin ve tahkim şartının iflas takibi bakımından uygulanmasının mümkün olmadığını, davalı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/797 Esas KARAR NO : 2020/745 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 14/11/2019 NUMARASI : 2017/612 Esas, 2019/886 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın Kaldırılması-İflas (İflas Yolu ile Adi Takip) KARAR TARİHİ: 17/03/2020 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ve davalı şirket arasında yapılmış ve şu an feshedilmiş olan 08/08/2007 tarihli Münhasır Olmayan Yetkili Distribütörlük Sözleşmesi gereği, ürün satışlarına ve ilgili alacaklara istinaden düzenlenip davalıya teslim edilen ve yasal süre içinde itiraza uğramayarak kesinleşen 264 adet fatura bedelinin, yapılan ihtara rağmen ödenmemesi üzerine, faturalardan doğan alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan iflas yolu ile adi takibe haksız itiraz edildiğini, taraflar arasındaki yetki sözleşmesinin ve tahkim şartının iflas takibi bakımından uygulanmasının mümkün olmadığını, davalı borçlunun hukuki dayanaktan yoksun itirazının kaldırılarak iflasına karar verilmesi gerektiğini belirterek itirazın kaldırılmasına, davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili ile davacı şirket arasında yapılmış sözleşmenin 19.maddesi gereği, uyuşmazlıkların Alman Tahkim Enstitüsü Tahkim İç Tüzüğü uyarınca çözümleneceği ve tahkim yerinin Neuss Almanya olacağının kararlaştırıldığını, bu nedenle tahkim itirazında bulunduklarını; davacı tarafın MÖHUK 48.maddesi gereği yabancılık teminatı yatırması gerektiğini; müvekkili şirketin davacıya borçlu olmadığını, aksine taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafça tek taraflı olarak feshedildiğini ve bu nedenle müvekkili şirketin zarara uğradığını, müvekkili zararların tazmini ve alacaklarının tahsili için tahkim davası açıldığını, davacının edimlerini ve sözleşme kapsamındaki taahhütlerini yerine getirmediğini, taraflar arasında ibralaşma görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın usul ve esastan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, taraflar arasındaki hukuk ve yetkili yargı yeri seçimini ortadan kaldıracak şekilde davacı tarafça borçlu aleyhine doğrudan iflas takibi yapılması ve buna dayanak eldeki davanın açılması yerinde görülmediğinden tahkim şartı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: İlk derece mahkemesi kararı davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde istinaf edilmiştir. İstinaf dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kötü niyet tazminatı verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREK...