Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen elektrik faturalarında, her hangi bir tüketim karşılığı olmayan, kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü bedellerden, şimdilik 56.440,91- TL'nin avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; elektrik faturalarında yer alan kayıp kaçak ve diğer bedellerin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, bu bedellerin belirlenmesi için alınan EPDK kararının tüm tüzel ve gerçek kişileri bağladığını, kanuni...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2019/1853 KARAR NO : 2019/1664 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/04/2018 NUMARASI : 2016/654 E- 2018/278K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 22/10/2019 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen elektrik faturalarında, her hangi bir tüketim karşılığı olmayan, kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü bedellerden, şimdilik 56.440,91- TL'nin avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; elektrik faturalarında yer alan kayıp kaçak ve diğer bedellerin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, bu bedellerin belirlenmesi için alınan EPDK kararının tüm tüzel ve gerçek kişileri bağladığını, kanuni zorunluluklar gereği tahsil edilen bedellerin iadesinin istenemeyeceğini, davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6719 Sayılı Yasanın getirdiği düzenleme sebebiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Sözkonusu kararı davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili istinaf etmiştir. Davalının istinaf dilekçesine cevap veren davacının aynı zamanda katılma yoluyla istinaf talebinde bulunduğu, karardaki, davacı lehine verilen maktu vekalet ücreti kaldırılıp, nispi olacak şekilde verilmesini temin için talep bulunduğu anlaşıldığı halde, usulünce, istinaf harçlarının yatırılmadığı, bunun usuli eksiklik olduğu tespit edilmekle, dairemizin ilk istinaf incelmesi sırasında 2018/2145 E. - 2019/1097 K. sayılı kararı ile istinaf harç eksikliğinin davacı tarafça tamamlanması için dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar verildiği,davacı vekili tarafından sunulan 31/07/2019 tarihli dilekçe ile, vekalet ücreti ve yargılama giderleri açısından resen hesaplama yapılması gerektiği ve nispi vekalet ücretine karar verilmesini gerektiğinin bildirildiği, istinaf harçlarının da yatırılmadığı görülmüştür.Katılma yoluyla istinaf eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, yerel mahkemenin vekalet ücretini maktu olarak hesaplamasının doğru olmadığını, bozma gerektirmeden kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasını, davalı istinafının esastan reddedilmesini, dava açmakta haklı olmaları sebebiyle, davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesinin usul ve hukuka aykırı olduğunu, istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.Davalı...